İngiltere Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye Gelip İş Bulamayanlara Tavsiyeler

Yazıyı paylaş!

İş bulmak diyince ilk akla gelen iki temel düstur vardır. Birincisi, iş işte aranır. İkincisi ise, iş aramak ta başlı başına bir iştir.

Birinciyi ele alarak başlayayım. İş işte aranır denmesinin nedeni, bir yerde çalışırken iş değiştirmenin ve genelde daha iyi bir iş bulmanın bir işte çalışmıyorken iş bulmaktan daha kolay olmasıdır.

Eğer halihazırda bir işin varsa o işe bağlı bilgi, tecrübe ve belki de hepsinden önemlisi bir iş çevren vardır.

İş çevresinden kasıt iş arkadaşları, onların tanıdıkları, çalıştığın firmanın iş yaptığı müşteriler, iş ortakları, çalıştığınız firmaya iş yapan firmalar ve akla gelebilecek birçok yer kaynaklı çevredir. Bu iş çevresinin hepsi senin bir sonraki potansiyel işyerin olabilir. Eğer işinde iyi performans gösteriyorsan ve bu çevre ile ilişkilerini geliştirip sürekli temas halinde isen iş bulmak için genelde başvuru yapmana gerek kalmaz, iş teklifi alırsın.

Bunun yanında, bu çevreden duyduğun ya da bildiğin iş imkanlarına kendin de başvurabilirsin. İlgili kişi ya da yöneticilere o pozisyona uygun olduğunu belirtip işe talip olduğunu gösterebilirsin.

Bir yerde çalışırken iş bulmanın daha kolay olmasının bu yönünün yanında diğer bir yönü de bir işinin olmasının sana verdiği motivasyon, kendine güven, acele etmek zorunda olmama, var olan yaşam standardını sürdürebilecek gelirinin devam ediyor olması, iş kaynaklı sosyal ilişkilerini sürdürüyor olman ve bir işe sahip olmanın verdiği pazarlık gücü gibi etkenlerdir.

Bu etkenler seni iş arayışında daha güçlü, moralli ve başarılır yapar. Bunu en iyi şu veya bu nedenle işini kaybetmiş ya da bir şekilde bir süre iş hayatının dışında kalmış ve iş aramakta olan insanlar anlar. Bir işte çalışmadan iş arıyor olmanın zorlukları gerçekten azımsanmayacak kadar çoktur.

İş aramakla ilgili temel düsturlardan ikincisi iş aramanın başlı başına iş olduğudur.

İş ararken kulağın delik olmalı yani fırsatları kolluyor olmalısın. Bunun yanında iş çevreni sürekli canlı tutmalı ve bu çevreden insanlarla sürekli iletişim halinde olmalısın. Ayrıca iş hayatının olmazsa olmazı kendini sürekli yenileme ve geliştirme, yeni beceriler kazanma, yabancı dilini geliştirme, sektöründe ve mümkünse yakın sektörlerde olan biteni takip etme gibi faaliyetler de önemlidir.

İşte bütün bunlar emek ister ve iş aramayı başlı başına bir iş haline getirir. Nasıl tam zamanlı işini düzgün ve efektif yapmaya çalışıyorsan, iş aramayı da bir iş gibi düzgün ve efektif yapmalısın. Ancak o takdirde hayalini kurduğun işi bulabilirsin.

Peki ya yurtdışında iş aramak? Eğer Ankara Anlaşması Vizesi ile İngiltere’ye gittiysen vizenin tanımı ve kapsamı gereği kendi işini kurmalı ve yapmalısın. Ticaretten anlamalı ve hizmet ya da ürün satıp para kazanmalısın.

Fakat bunun yanında, bazı işlerin doğası gereği, İngiltere’ye Ankara Anlaşması ile gitmiş olsan bile iş araman gerekir. Özellikle IT sektöründe çalışanlar Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye gider ve kontratlı işlerde çalışır.

İş yapacakları firma ile kontrat imzalar. Hergün aynen bir maaşlı işte olduğu gibi bu firmanın ofisine gidip çalışır. Yaptığı işleri rapor edip faturalandırır ve ödemesini alır.

Eğer bu şekilde kontratlı bir işte çalışıyorsan, işin kontrata bağlı olması ve verilen hizmet için fatura kesiliyor olması dışında maaşlı işte çalışan bordrolu bir çalışandan pratikte pek bir farkın olmaz. Sadece şirketin bordrolu çalışanlarına sağladığı sosyal imkanlar, eğitim imkanları, emeklilik planı, sigorta ve benzeri imkanlara dahil edilmezsin.

Bu yüzden kontratla çalışanlara ödenenen ücretler bordrolu çalışanlara ödenen ücretlerden daha fazladır.

Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye gidenlerin karşılaştığı en büyük ve temel sorun kontratlı iş bulmaktır. Yine IT sektöründen örnek verecek olursak, IT işleri genelde devamlılık arzeder ve firmalar kalıcı yani bordrolu çalışan olmanı ister.

Hiçbir firma uzun yıllar ihtiyaç duyacağı bir çalışanının 6 ay ya da 1 sene sonra ayrılmasını istemez. Bu yüzden kalıcı işler daha çoktur ve firmalar kalıcı yani bordrolu çalışan isterler. Bu tür işlere permanent iş denir ve bu tür işlerde çalışanlara permanent employee adı verilir.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İngiltere'de Özgeçmişe Neler Yazılmaz?

Kontratlı işlerin sayısı ekonominin durumu, işin doğası ve aranan elemanın bulunabilme ihtimali ve diğer etkenlere göre artar veya azalır. Ama şunu söyleyebilirim ki, İngiltere’de kontratlı işler her zaman vardır.

Haftalar Hatta Aylar Geçti Hala İş Bulamadım, Ne Yapmalıyım?

İş bulmanın zorluklarının başında İngiltere’ye yeni gitmiş olmak var. Bir de buna halihazırda bir işinin olmadığı durumunu eklersen yazımın başında belirttiğim iş aramanın temel iki düsturundan birinin yerine gelmiyor olması gibi zor bir durum ortaya çıkıyor.

Bu durumda İngiltere’deki ilk işini bulman haftalar hatta aylar sürebilir.

Birkaç ay iş bulamayıp ümidini kaybettiğin zamanlar olur.

Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye ilk gittiğinde vizenin bir yıl olması ve bir yılın sonunda üç yıllık uzatma için iş yapıyor ve fatura kesmiş olmanın gerekmesi de iş arama stresini iyice artırır.

Bir an önce iş bulup çalışmak istersin.

Tüm bunlar olurken yaşam masraflarını kendi cebinden karşılamak durumunda kalırsın ki, İngiltere gibi pahalı bir ülkede bu ciddi bir sıkıntıdır.

Peki bu durumda ne yapacaksın? İş bulma şansını artıracak şeyler nelerdir?

İş bulma sürecinde sana ciddi faydası olabilecek önemli şeyleri anlatıyorum, kulak ver!

Bekletilerini Düşük Tut

İlk işin için çok büyük beklentiler içerisinde olma. Elbette değerini  dramatik şekilde düşük tutma ve düşük gösterme. Fakat unutma, İngiltere’de yenisin ve burda rekabet çetin. Bu durumda lokasyon ve günlük ücretler konusunda biraz daha esnek olabilirsin.

Somut örnek vereyim. İngiltere’ye, özellikle de Londra’da gelen IT’ciler günlük brüt 300 ila 500 sterlin arasında kazanır. Bunun üzerine de çıkanlar var.

Şimdi sana günlük brüt 200 sterline bir iş teklifi gelirse parayı az bulup bu fırsatı kaçırma. Eğer bu fırsatı kaçırırsan aylarca bir daha bu fırsat geçmeyebilir. Günlük 200 sterlinden 6-7 ay çalışır güzel para kazanırsın. O sırada da hem piyasayı tanımış, hem çevre yapmış hem de İngiltere’deki iş hayatına alışmış olursun.

Yani birçok açıdan kazançlı çıkarsın.

Burda çok önemli bir uyarıda bulunayım. Ne kadar para kazandığını çok fazla paylaşma.

Hele İngiltere’ye senden önce gelen arkadaşlarınla hiç paylaşma.

Neden dersen, onlar buraya gelip çoktan düzenini kurmuştur. Yani keyifleri yerindedir ve sırf efo şişirmek ve hava atmak için seni gaza getirirler ve “günlük 150-200 sterline çalışılır mı?” gibi şeyler söyler ve senin moralini bozmaya çalışırlar.

Ayrıca bu kişiler sadece kazandığın paraya değil kontratının süresine de laf ederler. Mesela 1 aylık bir iş aldıysan sana “peki 1 ay sonra ne yapacaksın, işsiz mi gezeceksin?” derler.

Halbuki iş iştir, 1 ay bile olsa cebine para girer ve o sırada da kendini gösterme fırsatı yakalarsın.

Bu dediğim benim başıma gelmez sanma. İngiltere’deki Türkler kadar birbirinin kuyusunu kazan başka millet var mıdır, emin değilim.

Hiç unutmam İngiltere’ye ilk geldiğimde ben iş ararken yine kendisi de benim gibi IT’ci bir arkadaşım birkaç arkadaş Londra’da günlük kazanılan ücretlerden laf açıldığında şöyle demişti; “Ya bir IT’ciye günlük 200 sterlin verilmez abi, vermemeleri lazım, ayıp, bu paraya çalışılmaz”.

Burda yapmaya çalıştığı samimi bir serzeniş değil, benim motivasyonumu bozmak amaçlıydı. Ben oralı olmadım ve iş aramaya başladıktan 25 gün sonra 3 aylık bir kontrat buldum ve aldığım günlük ücret 200 sterlinin çok üstündeydi. Bu 3 aylık kontrat sayesinde hem para kazandım hem de İngiltere’de kalıcı olma konusunda önemli bir adım attım.

Burda ilginç olan bu arkadaşımın İngiltere’ye ilk geldiğinde aylarca iş bulamayıp Türkiye’ye dönmeye karar vermiş olmasıydı. Sonradan başka bir Türk ortak arkadaşımızın yardımı ile bir yere kapağı attı ve İngiltere’de kaldı. Sonrasında geçmişte yaşadıklarını çabuk unuttu.

Türk insanı böyledir, geldiği yeri ve yaşadıklarını çabuk unutur ve başkası da aynı zorlukları yaşasın diye moral-motivasyon bozmayı çok sever.

Elbette bu gibi durumlarda artık arkadaşlıktan felan söz edilemiyor. Bu gibi insanları ya sadece selam alıp verdiğim merhaba-merhaba seviyesine çekiyorum ya da arkadaşlığımı tamamen bitiriyorum. İkinci seçenek daha etkilidir, tavsiye ederim.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Londra'da Sadece İngilizce Mi Öğrenilir?

Yokluk görmemiş gibi konuşan kişinin dervişin sofrasında yeri yoktur.

Lokasyon Konusunda Esnek Ol

Lokasyon konusunda esnek ol. Kendini bir şehre ya da bölgeye aşırı bağlama.

Elbette eğer eşin ve çocukların ile gittiysen bu durum pek kolay olmayacak. Ama eğer ilk etapta tek gittiysen fırsatların her yerde olabileceğini unutma ve iş denk gelirse İngiltere’nin her yerine git.

İlk kontratın 3 ay, 6 ay ya da 1 sene ise, o süreyi para kazanma, işsizlik durumunda kalmama, İngiltere’yi tanıma, çevre edinme, vs. gibi faydalı şeylerle doldurursun ve belki de hepsinden önemlisi işsizlik ve iş arama stresi yaşamazsın.

İlk kontratı alıp birkaç ay çalıştıktan sonra herşey daha kolay olacaktır.

Londra’da İş Bulacağım Diye Takılı Kalma, İngiltere’nin Diğer Şehirlerini Dene

Benzer şekilde Londra’da takılı kalma. Evet, Londra İngiltere’nin kalbi ve işlerin çoğu Londra’da. Fakat İngiltere’nin diğer şehirlerinde de iş var ve az değil.

Diğer şehirlerden gelebilecek fırsatlara açık ol ve oralardaki işlere de başvur. İngiltere’de ulaşım ağı yaygın ve ulaşım gerçekten iyi olduğu için 2-4 saat mesafedeki bir yere iş görüşmesi için gitmen zor olmaz.

Hem yeni yerler görüp keşfetme imkanın olur. hem de İngiltere’nin farklı yerlerini görüp İngiltere’yi ve halkını daha iyi tanıma fırsatın olur.

KISS; Keep It Simple Stupid. Meseleye Basit Bak

KISS; Keep It Simple Stupid. Olaylara basit bakma konusundaki bu meşhur İngilizce deyim birçok alanda olduğu gibi iş arama konusunda da geçerlidir.

Olaylara basit bak. İlla şu olsun ya da bu olsun, illa şu iş olsun bu iş olsun, şu şekilde olmazsa olmaz diyerek hele de ilk gittiğinde gelebilecek iş tekliflerini çok geçerli sebepler olmadıkça geri çevirme. Zira aradan birkaç ay geçip te bir yıllık vize süren gittikçe azalmaya başlayınca aynı fırsatları bulamadığında stresin ve sıkıntıların artar.

Duru bir zihin ile fırsatları daha iyi görürsün. Esnek olup denemeye değer yaklaşımı ile hareket edersen karşına çıkan iş fırsatlarını daha iyi görür ve bu fırsatlardan birini bir kontrata dönüştürebilirsin.

Türkiye’deki İyi İşini ve Güzel Pozisyonunu Düşünerek Bunalıma Girme

Türkiye’de ne kadar iş tecrübesi ve bilgisine sahip olursan ol, bunların İngiltere’de tam bir karşılığı olmayabilir.

Elbetteki bilgi ve tecrübelerin her yerde geçer fakat birebir örtüşmeyebilir. Bu durumlarda Türkiye’de gördüğün ilgi ve taltifi İngiltere’de göremeyebilirsin.

Bu gibi şeylere moralini bozma. İngiltere’de yeni olduğunu ve birkaç yıl içinde tecrübe kazanıp yeniden eski itibarlı günlere döneceğini düşün ve motivasyonunu yüksek tutmaya özen göster.

Türkiye’de makam-mevkii sahibi biriysen, örneğin Türkiye’de orta ya da üst düzey yönetici isen burda sana normal biri gibi davranıyor olmaları hemen zoruna gitmesin. İngiltere’de bireysellik, demokrasi standartları ve yaşam standardı yüksektir.

Burda insanlar makam-mevkiyi Türkiye’deki kadar iplemezler. Mütevazi ol ve birşeyler üretmeye odaklan. Gerisi kendiliğinden gelir.

İş Ararken Kendini Geliştirmeyi İhmal Etme

Sürekli öğrenme her başarılı insanın temel alışkanlıklarındandır. İş ararken bir yandan da kendini geliştirmeye devam et.

Mesleğinle ilgili yeni eğitim ve sertifikalar al, sektör buluşmalarına ve etkinliklere git, rakamları takip et ve bir yerde çalışmıyorsan bile sektörden insanlarla tanışmaya ve bir çevre edinmeye çalış.

İş Bulamadım Diye Sosyal Hayatını İhmal Etme

Sosyal hayatını ihmal etme. İnsanların arasına karış, özellikle de pozitif ve senin moral-motivasyonuna katkıda bulunabileceklerin arasına.

Zamanının tümünü sadece iş aramakla geçirmek zihnini paralize eder. Ayrıca bir yerden sonra da çok sıkıcı olmaya başlar.

Yeni insanlarla tanış, müzeleri gez, ilgi alanlarınla ilgili sosyal etkinliklere katıl, yeni hobilere merak sal, spor müsabakalarını takip et, gönüllülük projelerine destek ver veya bizzat katılın.

Tüm bu aktiviteler seni besleyecek ve duru bir zihinle rasyonel kararlar alma gücünü artıracaktır. Bu da iş ararken en çok ihtiyaç duyacağın şeylerden biri.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İngiltere Ankara Anlaşması Kaldırılırsa Ne Yapacaksın?

Spor ve İyi Beslenme Bir Sonuç Değil Bir Süreçtir, Bunlara Mutlaka Devam Et

Beslenmene dikkat et ve sporu ihmal etme.

Bir işte çalışıyor olsan da olmasan da mutlaka egzersiz yapmalı ve dengeli beslenmelisin.

Ama iş ararken buna özellikle dikkat etmelisin zira iş ararken beslenme dengesinin bozulma ihtimali daha yüksektir. Geç yatıp geç kalkarsan, öğün zamanların çok kayarsa ve yediklerine dikkat etmezsen biyoritmin kısa sürede bozulur ve bu seni olumsuz etkiler.

Aynı şekilde düzenli spor veya egzersizi ihmal etmek te seni negatif etkiler. Onun için dengeli beslenme ve sporu ihmal etme.

Moralini Yüksek Tut, Enerjini Sömüren Negatif Akıl Hocalarını Etrafından Uzaklaştır

Moralini yüksek tut. İş ararken en çok ihtiyacın olan şey moral ve motivasyondur. Hiçkimse sonsuza kadar işsiz kalmaz.

Bu dünyada herkes bir işe yarar ve herkesin nitelikleri bir ihtiyaca cevap verir. Bu gerçeği unutmadan yoluna kararlılıkla devam et.

İş arıyor ve bir süredir bulamıyor olmanı fırsat bilerek sana akıl vermeye çalışan negatif akıl hocalarından uzak dur. Onların amacı sana yardım etmek değil, ego şişirip kendilerini övmek. Bu tiplerle bir arada olma ve onların sözlerini ciddiye alma.

İş Arama Faaliyetlerinde Sistemli Ol

İş arama faaliyetlerinde uyguladığın bir sistemin olsun. Başvurduğun ve başvuracağın firmaları not et.

Görüşmelerinle ilgili notlar al ve görüştüğün kişilerin iletişim bilgilerini kaybetme. İş arama web sitelerine üye ol ve bunları sürekli takip et.

Bu sitelerin belli filtreler eşliğinde çalışan iş habercisi epostalarına abone ol ve bu gelen epostaları yeni iş fırsatları için takip et.

Bunlara benzer başka teknikleri ve kendine özgü sistemini sürekli geliştirip iyileştir.

Özgeçmişini Sözüne Güvendiğin ve Ego Şişirmeyen Arkadaşlarına Okut

Özgeçmişinizi İngiltere’de çalışmakta olan arkadaşlarına okut ve görüşleri doğrultusunda iyileştir.

İngiltere kültür olarak birçok yerden farklıdır ve bu farklılık iş hayatına da yansır. Örneğin Türkiye’de yaygın olan özgeçmişe fotoğraf koyma, askerlik durumu belirtme, medeni hal, hobiler vs. gibi bazı şeyler özgeşmişe yazılmaz ve yazılması da ya tuhaf ya da komik bulunur.

Onun için halihazırda ülkede yaşayan ve çalışan birilerinden fikir alıp özgeşmişini buna göre iyileşirmen faydalı olur.

Bunu yaparken seni tanıyan ve gerçekten objektif olabilecek tanıdıklarına sormaya dikkat etmen önemli. Sana çok iyi ya da çok olumsuz şeyler söyleyenler muhtemelen iyi niyetli değildir zira iki durumda da konu objektiflikten uzaklaşıp ya ego şişirmeye ya da CV’ndeki olumsuz birşeyi gördüğü halde “ben birşey demeyeyim, benden bilmesin” noktasına doğru gitmiştir.

Shark Rectuiter Diye Adlandırdığım Çakal İK’cılara Dikkat Et

Recruiter diye tabir edilen işe alım firmalarına ve elemanlarına karşı dikkatli ol. Bunlarla görüşme yaptığında ne az ne de fazla bilgi ver.

Unutma, onlar şirketlere eleman sağlayarak para kazanıyorlar ve sana ihtiyaçları var. Fakat, benzer şekilde işverenlere de ihtiyaçları da var.

Bu durumda yaptığın diğer görüşmeleri ve hangi firmalarla görüştüğünü öğrenmeye çalışacaklardır ve o firmaları müşteri yapıp onlara eleman sağlamaya çalışacaklardır. Bu tür taktiklere dikkat et.

Kendi bilgi, tecrübe ve yeteneklerinle ilgili soruları net ama kısa cevapla. Konuşmayı spesifik bir pozisyon çerçevesinde tutmaya dikkat et. Belirsiz bir durum varsa ortada bir rol yoktur ve bu shark recruiter senden bilgi almaya çalışıyordur. Yani sana iş bulacak durumda değildir, senden bilgi alıp bu bilgiyi kullanma derdindedir.

Bu amaçla sorulan tuzak sorulara cevap vermek zorunda değilsin. Konuyu ustaca geçiştir ve spesifik olarak pozisyona getir. Zaten senin bu tavrını görünce çok fazla üstelemezler.

***

İngiltere’ye gittiğinde ilk işi bulmak biraz zaman alır ve bazen zor olabilir. Fakat gerekli adımları atıp ilk işi bulduktan sonra her kontrat yeni fırsatlar yaratır ve kariyerin pozitif bir yönde ilerlemeye başlar.

İngiltere’de iş arama sürecinde başarılar!

Bu yazıyı beğendin mi?
mehmetc.com eposta listesine katıl, yeni yazı ve duyurulardan haberdar ol!
I agree to have my personal information transfered to MailChimp ( more information )

Yazıyı paylaş!