Antakya’da 20 Yıl Sonra Yine Aynı Kebapçıda

Yazıyı paylaş!

Antakya'nın meşhur dönercisi Abdo abi

Antakya’nın meşhur dönercisi Abdo abi

Antakyalı’ysan ya da Antakya’da büyüdüysen en çok kullanılan isimlerin normal kullanımlarından farklı söylendiğini bilirsin.

Bu sadece isimlerde değil, şive de değişik ve komiktir. Arap etkileşimi dilin her yerine sirayet etmiş ve dili hem zenginleştirmiş hem de çok eğlenceli bir hale sokmuştur.

Sadece isimler ve dilin geneli değil, küfürler de bundan nasibini alır. Gün yüzüne çıkmamış her türlü küfürün olduğu dilimiz, Antakya’da daha zengin bir hal alır. Küfür mü yokse bir komediler bütünü mü bazen ayırt etmek zor olur. Elbette o küfürlerden burda bir seçki yapıp örnek verebilmeyi isterdim ama lütfen ısrar etme, blogumuzu kapatmasınlar durduk yere 🙂

Anktayalılar’ın da aynı Adanalılar gibi allahla arası çok iyidir. Günlük konuşmada Türkçe’de yer alan maşallah, inşallah, hay allah vs. elbette Antakya lehçesinde de vardır. Fakat bunlara ek olarak başka bir sürü şey de vardır. Mesela sevdikleri bir adama çok çakalsın derken “allahçı seniiii” derler. Benzer şekilde yeminler hep “allahıma” diye başlar. Birisi kızınca “allahsız, allahın lan var mı lan senin” der. Bu “allahçı” lafını uzun süre düşündüm. Canti, çakal, hacıyatmaz, her ortamda kendini sevdiren, filinta ve bazen de biraz çapkın adamlar hep bu “allahçı seniii” lafına maruz kalır ve hoşlarına da gider.

Burda Adana demişken bir parantez açmalıyım. Bu parantezi mutlaka açmalıyım zira Adanalı dostları çok severim. Allahla araları iyidir diyorum ya, mesela Adana Demirspor bir maçta sahaya çıkarken “Geliyooooor, geliyooooor, alemin Allah’ı geliyoooor” gibi bir tezahürat Adanalılar’a aittir.

Başka bir örnek, Adanalıyık diye hava atarkene kullanılan “Adanalıyık, Allahın Adamıyık, Bici Yer, Şalgam İçerik, Ölmüş Eşşeğe Bıçak Çekerik” lafının patenti Adanalılar’a aittir.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Peynirci Cuma

Burdaki bici-bici denen tatlı ve şalgam Antakya’da çok meşhurdur ve çok yenir-içilir. Ortaokulda-lisede okul çıkışı şalgamcılarla doludur ve öğrenciler şalgam suyu yanında simit ya da kahke yer. Bunları da başka yazılarda mutlaka anlatacağım. Merak ettin değil mi, allahçı seniiiii! 🙂

Antakya’da bir de “taşkala” diye joker bir  kelime vardır. Bu kelimeyi ne kadar uğraşsan tarif edemezsin. Her yerde kullanılabilir. Herşeyin yerine geçebilir. Tam anlamıyla joker bir kelimedir. Bazen dalga geçmek anlamında kullanılır, bazen ciddiyetsiz bir adamı tarif etmek için kullanılır, bazen boş geçen bir dersi anlatmak için kullanılır, bazen sinirlenince bazı kelimelerin ya da ruh hallerinin yerine geçer. Örnekleyeyim;

  • Oğlum benlen taşkala mı geçon sen? (Oğlum sen benle dalga mı geçiyorsun?)
  • Dersler taşkala geço ne düzel! (Dersler boş geçiyor ne güzel)
  • Taşkalalık yapma (Sululuk yapma)
  • Bre git işine taşkala herif! (Ya git işine aptal herif)
  • Taşkala bişey (Geyik bişey)
  • Taşkala yapma! (Gevezelik şaklabanlık yapma)
  • İşi taşkalaya mı alon? (İşi dalgaya alıp kaytarıyo musun?)
  • Taşkala herif (Boş adam)

Antakya lehçesi ve şivesini anlatmaya kalksam kitap olur. Bu lehçeyi hem iyi bilirim hem de iyi konuşurum. Çocukluğumda annemden-babamdan az fırça yemedim “bu şekilde konuşma” diye. İyi de ben ne yapayım? Sokakta bu konuşuluyor, ben de sokakta büyümüş bir adamım. Ne konuşacaktım? Kırrik mırrik mi yapaydım? Teee ilkokul ikideyken gittiğim Antakya’da liseyi bitirine kadar yaşamış adamım. Ne konuşaydım?

Neyse, isimlere dönelim. Mesela Antakya’da Hüseyin’e Hössün, Abdullah’a Abdi ya da Abdo derler. A harfleri Arapça’daki gibi söylenir. İşte bu Abdo ismi sadece bir isim değil, Antakya’nın en meşhur dönercilerinden biridir aynı zamanda.

Dönerci Abdo! Üç nesildir kebapçılık yapan bu ailenin son temsilcisi Abdo abiyle 20 yıl sonra tekrar karşılaşma fırsatım oldu. Ortaokul ve lisedeylen ara sıra giderdik ve döner dürüm yerdik. O zaman da kalabalıktı hala da öyle.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Portakal Mı Turunç Mu?

Kendine özgü Hatay Döneri’ni nefis bir şekilde yapan Abdo abi biz gittiğimizde yine dükkandaydı ve müşterilerine hizmet ediyordu. Fakat bu sefer ufak bir değişiklikle; Abdo Döner’in ismi Mısırlı Döner olmuştu. Fakat Abdo Döner duruyordu. Abdo abi Abdo Döner’in isim hakkını satmış ve Abdo Döner’in hemen yanına Mısırlı Döner’i açmış, işine aynen devam ediyordu. Bunu döner yemeye gitmeden önceki akşam Antakyalı bir arkadaşımdan öğrendim. Onun için direk Abdo Döner’e değil, Mısırlı Döner’e gittim ve Abdo abiyi orada gördüm.

Burda bir parantez açmalıyım. Abdo Döner’in isim hakkını satın alan dönerci de eminim onun kadar güzel döner yapıyordur. Zira Hatay Döner’in lezzet kalitesi zaten yüksektir. Bunun yanında Abdo abinin Mısırlı Döneri’nin yanında dönerci dükkanı çalıştırmak kolay değildir. İsminiz ne olursa olsun eğer lezzetli döner yapmazsanız tutunamazsınız. Bu iki dönercinin olduğu cadde Antakya’nın en işlek caddelerinden biridir ve o muhitte bir sürü dönerci var. Antakyalılar eğer dönerini beğenmezlerse dükkanına gelmezler.

Abdo abinin Hatay Döneri

Abdo abinin Hatay Döneri

Abdo abinin yeni dükkanı Mısırlı Döner’e girdik. Porsiyon dönerlerimizi söyledik. Afiyetle yedik. Ben doydum ama bir de zevkine yemeye bir porsiyon daha söyledim. O sırada da gelen giden kalabalığı ve Abdo abiyi izliyorum. Kapıya ve dönere yakın bir masada oturduğumuz için bize bizzat kendisi servis yapıyor. İkinci porsiyonu söylerken Abdo abiye “Ağabey gel masamıza otur, biraz soluklan, ben 20 yıl önce buralardaydım ve yıllar sonra tekrar senin o güzel dönerini yemeye geldim” dedim. Bunu duyunca çok sevindi ve “Yiğenim elbette, afiyet şeker olsun, beğendiniz inşallah” dedi ve masamıza oturdu.

Yüzü traşlı, pantolonu ve gömleği tertemiz ve ütülü, ayağı terlikli bu emektar adam, güler yüzü ile konuşmaya başladı.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Yemeğiniz Boğazınızda Kalmasın

Sohbete başladık.

Bize dönerin lezzetine ve kalitesine nasıl dikkat ettiğinden bahsetti. Müşterilere hizmet etmenin kendisini ne kadar çok mutlu ettiğini anlattı. “Üç nesildir hizmet veriyoruz, benim ailem 3 nesildir ticaretin içinde, böyle hizmet ediyoruz, bundan çok mutlu oluyorum” dedi. Ben de kendisine Antakya’da büyüdüğümü, 20 yıl sonra bu şehre tekrar geldiğimi ve dönerci Abdo’yu bulduğumu söyledim. Sevindi. Biraz daha hoşbeş edip birlikte fotoğraf çektikten sonra müsade istedi ve işinin başına döndü. Ben de bitmekte olan ikinci porsiyon Hatay Döner’imin son lokmalarını mideye indirdim.

Abdo abinin yeni dükkanı Mısırlı Döner

Abdo abinin yeni dükkanı Mısırlı Döner

Çaylarımızı içip biraz daha oturup hesabı istedik ama Abdo abi bırakmadı. Garsonlardan birine “oğlum get misafirlerimize künefe getir” dedi. 5 dakika sonra başka bir dükkandan leziz künefemiz geldi ve afiyetle yedik.

Abdo abi kaç yaşına gelirse gelsin sağlığı el verdiği sürece o dükkanda döner yapmaya ve müşterilerine hizmet edecek ve bunu severek yapacak ve bir insanın sadece döner yaparak bile nasıl sanatçı olabileceğini hepimize göstermeye devam edecek.

Bu yazıyı beğendin mi?
mehmetc.com eposta listesine katıl, yeni yazı ve duyurulardan haberdar ol!
I agree to have my personal information transfered to MailChimp ( more information )

Yazıyı paylaş!