Brexit’in Ankara Anlaşması’na Etkileri

Yazıyı paylaş!

1973 yılında Avrupa Birliğine katılan İngiltere, 2016 yılının Haziran ayında birlikten çıkmak için referanduma gitti ve bu referandum Avrupa Birliği’nden çıkalım şeklinde bir sonuç ortaya çıkardı.

Öncesi çok büyük ve uzun tartışmalarla geçen bu karar sadece İngiltere’de yaşayanları değil tüm dünyayı şaşırttı. Herkes Avrupa Birliği’nde kalmanın sağduyudan yana bir karar olacağını düşünüyordu fakat işin içine siyaset, seçimler veya referandum girince sağduyu her zaman galip olamıyor. Bunu İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma referandumunda bir kez daha gördük.

EU’da Kalalım Diyen Bir İngiliz. Fotoğraf:cbc.ca

İngiltere, hem tarihi, hem insanı hem de kültürü itibari ile çok farklı bir yer. Elbette Avrupa Birliği’nde bulunan tüm ülkeler birbirinden çok farklı ve bu da Avrupa Birliği’ni zenginleştiren bir unsur. Fakat İngiltere’nin farklılıkları bambaşka.

2002 yılında denenen fakat İngiliz halkı tarafından itibar edilmeyen Avrupa Birliği’nin ortak parası euro, belki de bu farklılıkları en iyi temsil eden şey. Avrupa’da nereye gidersen git euro görebilirsin ve euro ile alışveriş yapabilirsin. Fakat İngiltere’ye geldiğinde herşey bir anda sterline döner.

Benzer şekilde, bir Avrupa Birliği ülkesinden Şengen Vizesi olarak adlandırılan vizeyi aldığında, diğer Avrupa ülkelerini vizesiz dolaşabilirsin. Fakat, aynen para biriminde olduğu gibi, bu İngiltere için geçerli değil. İngiltere Şengen Vizesi’ne hiçbir zaman dahil olmadı.

Bu ve benzeri daha birçok küçük şey aslında İngilizler’in kendilerini ne kadar farklı gördüklerini ortaya koyuyor. Avrupa Birliği’ne girmeleri, pratikte artık çökmekte olan Britanya İmparatorluğu’nun kendi başına dünya ile ekonomik açıdan rekabet edemez hale gelmesi ile ilgiliydi. İngiltere modern çağlarda artık tüm sömürgelerini kaybetmiş ve kendi başına kalmıştı.

Buna bir de İkinci Dünya Savaşı’nın yıkımlarını eklersek, ekonomik zarar ve durum gerçekten endişe verici boyuttaydı. Buna rağmen, demokrasisi, kurumları ve tarihsel yönetim geleneklerinin kuvvetli oluşu İngiltere’yi ne olursa olsun her zaman güçlü kılmıştır. İngiltere, Avrupa Birliği’ne girerek ekonomik ve siyasal alanını genişletmek istemiş ve bunda başarılı da olmuştur.

İngiltere’nin 1973 yılında birliğe katılması ve 2016 yılında ayrılma kararı alması ile aradan geçen 43 yılda hem İngiltere hem de Avrupa Birliği bu katılımdan yarar sağlamış ve varlığını güçlendirmiştir.

Fakat 2000’li yıllarda meydana gelen ekonomik krizler ve ekonomik sorunlarla birlikte diğer faktörlerlerin etkisi ile de yükselen mikro milliyetçilik rüzgarı İngilizler’i yola Avrupa Birliği ile devam edip etmeme konusunda düşündürmüş ve bu düşünceler zamanla ciddi ve sonuca varan aksiyonlara dönüşmüştür.

En nihayetinde ise durum 2016 yılında Avrupa Birliği’nden çıkalım şeklinde bir referandum kararına kadar gelmiştir.

Brexit’in en meşhur liderlerinden Nigel Farage ve destekçileri.

Peki bu durumda İngiltere’de yaşayan ve çalışan Türkler’in durumu ne olacak? Bu soru vize türü ne olursa olsun, herkesi düşündürmekte ve karar alma süreçlerini etkilemektedir.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İngiltere'de Kuaförler ve Berberler

En çok merak edilen konuların başında Ankara Anlaşması’nın akıbetinin ne olacağıdır. Ankara Anlaşması’nın yanında, İngiltere’ye diğer ticari veya çalışma vizeleri ile gelenler de durumlarının ne olacağını merak etmektedir.

Ankara Anlaşması Avrupa Birliği’nde bulunan tüm ülkelerle yapıldığı için özünde Avrupa Birliği temelli bir anlaşmadır. Fakat bu anlaşması sadece İngiltere bu haliyle, yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına İngiltere’de iş kurma ve işletme hakkı vermek şeklinde uygulamaktadır. Bu da Türkler’e İngiltere’ye gidip iş kurup işletme imkanı sağlamaktadır. Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye gidenlerin durumu temelde 3 gruba ayrılır;

  1. Ankara Anlaşması Vizesi’nin ilk yılında olanlar
  2. Ankara Anlaşması Vizesi ile ilk yılı doldurup vize uzatma başvurusu yapmış olan ve başvuru sonucu bekleyenler
  3. Ankara Anlaşması Vizesi ile ilk yılı doldurup uzatma başvurusunda bulunup başvurusu onaylanan ve ilk yıldan sonraki 3 yıllık vize sürecini yaşamakta olanlar

Bunlardan durumu en kolay olan grup 3 numaralı gruptur. Zira bu grup ilk yılı başarı ile tamamlamış ve ilk yılın sonunda vize uzatma başvurusu yapıp uzatma almıştır. Burda durumu kolaylaştıran şey sadece vize uzatması almak değildir. Ankara Anlaşması vizesine verilen uzatmalar vize sahibinin ilk yıldaki ticari performansına bakılarak verilir.

Eğer bu performans Vize Ofisi tarafından yeterli bulunursa ve vize sahibi yasalara uyup vergisini veriyorsa vizesi uzatılır. Bu da vize sahibinin ticari açıdan başarı göstermekte, en azından işini sürdürebilmekte olduğunu gösterir. Asıl önemli olan da budur.

Bu 3.grup İngiltere’de en az 3 yıl daha oturma ve işini sürdürme hakkına sahip olduğu için kazanılmış hakları daha kuvvetlidir. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma işlemleri tamamlanıp Ankara Anlaşması -eğer- sonlandırılırsa bu grup İngiltere’de 3 yıl daha kalma hakkını bu karardan önce elde ettiğini beyan edip hak iddia edebilir.

2.grup ise 1 yılı bir şekilde tamamlamış yani İngiltere’de bir şekilde yaşamına devam edebilmiştir. Fakat uzatma başvurusunun sonucu henüz belli olmadığı için ticari performansının İngiltere Vize Ofisi nezdindeki durumu belirsizdir ve dolayısıyla vizesinin uzatılıp uzatılmayacağı da belirsizdir.

Bu durumda herhangi bir hak iddia etmek oldukça zor olacaktır. Olası bir Ankara Anlaşması iptal durumunda Ankara Anlaşması vize uzatma başvuruları da olumsuz sonuçlanabilir. Bize göre bu grubun durumu hem uzatma sonucu beklediği için hem de referandumun Ankara Anlaşması’na etkileri henüz belli olmadığı için en belirsiz durumdur.

1.grup ise henüz ilk yılını doldurmakta olduğu için sadece ilk yıl için bir hak sahibidir ve ilk yıl tamamlanana kadar muhtemelen bu hakkını koruyacaktır. İlk yıl dolup ta vize uzatma başvurusu zamanı geldiğinde ise 2.grubun durumuna dahil olur.

Brexit sonrası sevinenler kadar üzülenler de çoktu. Fotoğraf:businessinsider.sg

Referandum Sonucunda Çıkan Karar Ne Zaman Uygulanacak?

Bunu henüz bilen yok ve durum oldukça karışık.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İngiltere Ankara Anlaşması Vizesi 3 Yıllık Uzatmayı Nasıl Aldım? Başvuruda Neler Olmalı?

İlk tartışmalar bu referandumun herhangi bir bağlayıcı etkisinin olmamasından kaynaklı çıkmıştı. Referandum sadece tavsiye niteliğinde idi ve uygulanmasın diyenler kampanyalar başlattı. Fakat bu tartışmalar hem uzun sürmedi hem de bu argüman arkasında kuvvetli bir rüzgar yakalayamadı.

Sonraki tarışma ise hem daha derindi hem de çok ses getirdi. Ayrıca arkasına geniş bir kitelyi de almış gibi görünüyor. Gina Miller adında eski bir model ve sonrasında iş kadını yüksek mahkemeye başvurarak Brexit ile ilgili hükümet kararlarının parlementoda onaylanmasının zorunlu olduğunu belirtti.

Öncesinde hükümet, Brexit’i uygularken parlementoda oylama ya da herhangi bir oturuma gerek olmadığını düşünüyordu ve buna göre davranıyordu. Fakat yüksek mahkeme Gina Miller’i haklı buldu ve Brexit ile ilgili hükümet kararlarının parlementoda oylanmasının zorunlu olduğuna hükmetti.

Gina Miller. Fotoğraf:express.co.uk

Peki bu durumun Brexit’e etkisi nedir ve büyük bir tartışma başlatmasının nedenleri nelerdir? Yüksek mahkemenin bu kararının Brexit’e etkisi en kısa yorumu ile süreci uzatacak olmasıdır.

Normalde herhangi bir Avrupa Birliği ülkesinin birlikten çıkması için önce bu kararı kendi içinde alması ve sonrasında Avrupa Birliği’ne başvurarak meşhur 50.Madde ya da diğer bir söylenişi ile Lisbon Maddesi’nin işletilmesini istemesi gerekir. 50.Madde birlikten çıkma kararını alan ülkenin çıkma sürecini başlatan ve işleten düzenlemeleri içerir.

İngiltere Brexit kararını aldı fakat henüz 50.Madde’nin işletilmesi için birlik yönetimine başvurmadı. İngiltere Başbakanı Theresa May, Brexit’in bir an önce uygulanması gerektiğini belirtiyor ve bu yönde bir politika izliyor. Dolayısıyla da 50.Madde’nin bir an önce işletilmesini istiyor.

Birlikten çıkmak isteyen ülke 50.Madde’yi işletmek üzere bir kere başvuru yaptığında artık süreç geri alınamıyor ve birlikten çıkış süreci kesin olarak başlıyor. Birlikten çıkışın 2 yıl kadar süreceği tahmin ediliyor. Yani İngiltere bugün 50.Madde işletilsin dese, Avrupa Birliği’nden çıkması en az 2 yıl sürecek.

Fakat Gina Miller’in başvurusu ile alınan yüksek mahkeme kararı 50.Madde’nin işletilmesi için yapılacak başvurunun ertelenmesine yol açtı. Başvurunun 2017 yılının ilk 6 ayında yapılması bekleniyor. Fakat bu sadece bir tahmin ve beklenti. Eğer öyle olursa İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkması en az 2.5 yıl sürecek.

Eğer yüksek mahkeme kararı neticesinde parlementoya gelmek zorunda olan hükümet kararları parlementoda derin tartışmalara yol açarsa 50.maddeye başvurma sürece biraz daha uzayabilir ki bu da İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma sürecini 2.5 yıldan da daha uzun bir sürece çıkarar.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Neden Herkes Londra'da?

Bu durumda yukarda grupladığımız Ankara Anlaşması Vize sahiplerinden, 3.grup yine şanslı zira 3 yılı doldurma ihtimali bile doğuyor. 1.grup eğer vize uzatması alırsa yolu yarılayacak gibi oluyor.

2.grup ise, eğer vize uzatma başvurusu olumlu sonuçlanırsa 3.yılı yaşamaya başlayacak ve yine baya bir yol alacak. Bu durumda, aslında tüm bu 3 grup ta 2.5-3 yıl sürebilecek Avrupa Birliği’nden çıkma süreci boyunca baya bir yol almış ve hak sahibi olmuş olacak.

Peki Ya İngiltere Avrupa Birliği’nden Çıkmazsa?

Böyle bir ihtimal var mı diye soracak olursanız, cevap evet var şeklinde olacaktır. Yukarda da detaylıca anlattığımız gibi, henüz Brexit’i ne olacağını İngilizler bile bilememeke ve konu hararetli tartışmalara yol açmaktadır. Yüksek mahkemenin kararından sonra durum iyice karmaşık bir hal almış ve öyleki konu bahis şirketleri için bahis oynatılan ve bahis geliri getiren bir hal almıştır.

Sonuçta birlikten çıkılmaya da bilir. İngiltere demokrasi geleneği olan ve demokrasisi güçlü bir ülkedir. Çoğunluğun demokratik yollardan istediği ve oyladığı kararlar uygulanır. Brexit’te buna bir istisna değil. Fakat Brexit referandumumun bir tavsiye kararı olduğu da ortada.

Tüm bu olan bitenin sonunda eğer birlikten çıkılmazsa Ankara Anlaşması yürürlükte kalacak ve Ankara Anlaşması Vizesi sahipleri durumları ve vizelerininin aşaması neyse bunlara göre yolallarına devam edeceklerdir.

Ne Yapmalı? İngiltere’ye Gitmekten Vaz Mı Geçmeli?

Halihazırda Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye gitmiş ve işini sürdürmekte olanlar bizce işlerine ve yaşamlarına devam etmelidir zira bugün çıkış kararı alınsa önümüzde 2.5-3 yıl gibi bir süre bulunmaktadır. Bu da bazı vize sahiplerinin 4 yılı doldurup sınırsın oturma ve çalışma iznine başvurma hakkı verir. Bunun yanında birlikten çıkış henüz başlamamış ve kesinleşmemiştir.

Bu da süreci uzatmakta ve Ankara Anlaşması vizezi sahiplerine avantaj sağlamaktadır.

Gitmeli Mi Kalmalı Mı?

Yeni bir başvuru yapıp yeni gidecekler için ise durum biraz farklıdır. Her ne kadar İngiltere’ye gitme kararı riskli bile görünse, önümüzeki 2.5-3 yıl az bir süre değildir ve bu süre içerisinde İngiltere’de yaşam ve çalışma hayatı kurulabilir. Sonrasında da gelişmelere göre hareket edilebilir. İngiltere gelişmiş ekonomisi ve birçok iş imkanları ile cazip bir ülkedir.

Hem girişimcileri hem de profosyonelleri çekebilecek güçte bir ekonomik ve demokratik ortama sahiptir. İngiltere’de iş kurmak ya da çalışmak birçok açıdan kazançlı ve orta-uzun vadede iyi bir karar olacaktır.

Ankara Anlaşması’na başvurmak bizce Brexit’ten kısmen de olsa ayrı değerlendirmeli ve asıl odaklanılması gereken şeyin İngiltere’de iş yapabilecek bilgi, tecrübe ve yeteneklere sahip olup olunmadığını iyi tartmak olduğu unutulmamalıdır.

Bu yazıyı beğendin mi?
mehmetc.com eposta listesine katıl, yeni yazı ve duyurulardan haberdar ol!
I agree to have my personal information transfered to MailChimp ( more information )

Yazıyı paylaş!