CouchSurfing Kardeşliği ve İsrail’de Bir Sıcak Yatak

Yazıyı paylaş!

Sene 2011, aylardan Ocak. İsrail’i geziyorum. Tel Aviv’deyim.

Ertesi gün Kudüs’e gideceğim, dolayısıyla oldukça heyecanlıyım. CouchSurfing‘den tanıştığım bir kızın evinde kalıyorum. Öncesinde de birkaç gün yine CouchSurfing’den tanıştığım birinin evinde kaldım. İlk kaldığım yer Tel Aviv’in en kozmopolit bölgesi Yaffo idi. Yaffo’da Arap, Musevi, Hristiyan, vs. herkes bir aradadır. Tel Aviv’in en eski mahallelerinden biri. Bir sürü cami, sinagog, kilise var.

İlk kaldığım elemanlarla daha Türkiye’deyken yazıştık, seni misafir ederiz Mehmet dedi. Yalnız bişey söylemem gerekiyor, “ben gayim, benim çevrem de genelde böyle, bu durumdan rahatsız olur musun sen?” dedi. Ben de, “yok neden rahatsız olayım, benim ilgi alanım kadınlar, sen de bunu bilip ona göre davranırsan sorun yok” dedim. Elbette dedi.

Tel Aviv’e giderken enteresan bişey oldu. Bu yazıştığım kişinin bir arkadaşı Endonezya’dan Tel Aviv’e İstanbul aktarmalı gidiyormuş, aynı uçaktaymışız. “Mehmet siz tanışın, buluşun, beraber gelirsiniz” dedi. Elemanla İstiklal’de buluştuk, yemek yedik sohbet ettik. Bu da diğeri gibi gay. Bir de bunların ortak arkadaşı vardı, onla da tanışıp sohbet ettik. Uçakta da beraber gittik. Gerçekten keyifli oldu, baya muhabbet ettik, baya da detay var ama başka yazıların konusu.

Yaffo - Tel Aviv

Yaffo-Tel Aviv

Tel Aviv’in Yaffo mahallesi gerçekten görülmeye değer. Denizin hemen kenarı, sahil boylu boyunca uzanıyor. Orda Ebu Lafia diye bir kahvaltıcıya gitmiştim mesela. Sahipleri ve çalışanlar silme Arap. Türkiye’den geliyorum dedim, oy bir muhabbet bir muhabbet adamların dili çözüldü. Taa cep telefonlarındaki Yaser Arafat ve Saddam Hüseyin fotoğraflarını gösterip Batı Şeria’ya Filistin bile demeye başladılar.

Ebu Lafia-Tel Aviv

Ebu Lafia-Tel Aviv

Bir de güzel kahvaltı hazırlıyorlar varya, gerçekten lezzetli. Aslında burası bir fırın ama kahvaltısı da var. Vitirinden envai çeşit peynir, zeytin, tereyağı, kahvaltılık seçip istiyorsun, fırından yeni çıkardıkları ekmeğin arasına koyup veriyorlar, tadından yiyemiyorsun.

Ebu Lafia-Tel Aviv

Ebu Lafia-Tel Aviv

Bi de enteresan olan başka bişey, Türkiye’den geliyorum diyince İsrailliler de ilgi gösteriyor. Şimdi Ebu Lafia’da kahvaltı söylüyorum. Yanımda bir kadın kahvaltı alacak, İngilizce konuştuğumu duyunca işte nerden geldin felan laf açıldı. Türkiye’den-İstanbul’dan dedim, hemen bir muhabbet, işte nereleri gezdin, nerelere gideceksin, İsrail’i beğendin mi, Türkiye çok güzel felan derken muhabbet akıyor bilader. Demekki memleketimiz ve belki de insanı da güzel, biz kıymetini bilmiyoruz!

Neyse. Tel Aviv’deki birkaç günümü bu gay eleman, arkadaşları ve kedisi ile geçirdikten sonra son gece CouchSurfing’den tanıştığım bir kızın yanına gittim. Eve vardım, muhabbet ediyoruz. Baya soru soruyor, nerelere gittin, burdan önce nerelerde kaldın felan. Hem muhabbet ettik, hem dışarı çıktık bana etrafı gösterdi hem de yedik içtik. Sağolsun baya ağırladı.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İsrail Vizesi ve Vizeci Onbaşı

Gece geç vakit oldu, artık ertesi günü planlayacağım. Buna dedimki, “ben yarın Kudüs’e gidiyorum. Sabah erkenden gideceğim. CouchSurfing’de host aramadan önce sana sorayım, orda beni misafir edebilecek arkadaşın var mı?”. Olmaz mı Mehmet dedi, aldı telefonu, birkaç arkadaşını aradı. Bir arkadaşım seni misafir edecek, dur sizi konuşturayım dedi, telefonu bana verdi. Aldım, karşıdaki ses bir kız. İşte tanıştık, hoşbeş. Sonra dediki, “Mehmet bak dinle, yarın benim sabah erkenden dersim var, evden erken çıkacağım, ben çıkmadan gel ve burda ol, yoksa ben de ev arkadaşım da okula gidiyoruz, bizi bulamazsın ve seni misafir edemeyiz.” Ben de tamam dedim, istediğin bu olsun. Kapattık.

Sabah oldu. Tel Aviv’de evinde kaldığım kız beni motoru ile Kudüs’e giden dolmuşların durağına bıraktı. Sarıldık-öpüştük, iyi bir insandı, çok teşekkür ettim. “Yine gel ve daha uzun kal” dedi, ben de olur dedim ve Kudüs’e gitmek üzere dolmuşa bindim.

Tel Aviv-Kudüs arası 1 saat ya sürer ya sürmez. Uzak değil. Kudüs’e geldim. Farklılık, tarih, dinler ve kavga hemen farkediliyor. Gece sözleştiğimiz gibi sabah erkenden Kudüs’te beni ağırlayacak kızın evine gittim. Çok merkezi bir yerde, Kudüs’ün tam merkezinde, çok kolay buldum.

Kudüs

Kudüs

Kapıyı çaldım. Kapıyı genç bir eleman açtı, bir kolu alçıdaydı, güler yüzlü biri. “Mehmet hoşgeldin” dedi. Ben de hoşbulduk dedim. “Koluna ne oldu?” dedim. Sorma ya kolumu kırdım geçen dedi. Sonra kız geldi. “Ooo Mehmet, dediğin saatte geldin” dedi. Ben de “gelmez mi miyim, işin ucunda sizi kaçırmak vardı, derse gidecekmişsiniz” dedim. Evet dediler.

Kız dediki, “senin şimdi uykun vardır, gel uyu” dedi. Ben de olur dedim, nerde uyurum diye bakarken kız odasının kapısını açtı, yatağını gösterdi, gel sen burda yat ben de ev arkadaşımın odasında yatayım dedi. O öyle diyince yok dedim, “ya şimdi sen bana kendi odanı ve yatağını veriyorsun, ben bunu kabul edemem, senin yatağında yatamam ben” dedim. “Ya Mehmet, ne demek, gel sen burda uyu, ben ev arkadaşımın odasında uyurum” dedi. Yok diyorum, ısrar ediyor. Yok dedim, bu sefer dediki şaka ile “Mehmet biz ev arkadaşımla çocukluk arkadaşıyız, çocukluktan beri hep beraberiz, hatta ben bazen onunla uyurum, fırsat bu fırsat ben bu adamla yatayım” dedi. Hepimiz gülüştük. Baktım kız böyle kendine güvenli bişey, tamam dedim ya, madem öyle tamam.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İsrail'de Otostop ve Cüzdan

Biladerim yatağa bir girdim, varya, kız kokuyor! Sıcacık!

Vay dedim ya. Sen tanımadığın elin adamına bu tertemiz yatağını ver, adam sırtında backpacki gelsin evine, yatağında uyusun. “Ben olsam bu erkek halimle vermezdim yatağımı” dedim içimden. Gezgin adam pis olur, backpackle gezen iyice pis olur, sen tut sabahın köründe uyan, kalk ve yatağını bu adama ver.

2-3 saat uyudum. Varya, nasıl uyumuşum. Bebek gibi. Kalktığımda bunlar gitmişti. Odada bir piyano vardı. Elimiz yüzümü yıkadım, dışarı çıkıp kendimi Kudüs’ün rüya gibi sokaklarına bıraktım.

Önce bir kahvaltı yaptım. Eve yakın bir börekçi buldum, adam baya meşhur bir börekçi. Dükkanı küçücük, gelen giden çok.

Börekleri güzel. Börek arası haşlanmış yumurta, turşu bir de çay istedim. Çok lezzetli yapıyorlar. Bir de çayı Araplar gibi büyük bardakta içinde tek dal taze nane ile veriyorlar, çok güzel oluyor!

Kudüs’te gezip gördüklerimi ayrı birkaç yazıda anlatacağım. Buraya sığmaz.

Öğle yemeğini Kudüs’te çarşıda bir Arap kebapçısında yedim. Kebapçı ufak, isteyen karışık oturuyor. Yanıma genç bir eleman oturdu, İngilizce biliyor, Müslüman Arap. Biraz muhabbet ettik. Hristiyanları övdü, musevileri kötüledi. Hristiyan Araplar ile biz Müslüman Araplar arasında bir fark göremezsin buralarda ama museviler farklı dedi. Biraz da vaaz vermeyi ihmal etmedi, küpe takmak haram Muhammed dedi, bana inanmıyorsan hocalara sor dedi. Ben de “elbette, mutlaka soracağım” dedim.

Kudüs

Kudüs

Kudüs’ü baya gezdim, Ağlama Duvarı, Mescidi Aksa, old city felan. Baya yorulmuşum. Akşam tam olmadı, böyle ikindinden sonra. Karnım acıktı, ufak bişeyler atıştırdım. Kahvemi yudumlarken evinde kaldığım kız aradı, açtım. “Mehmet nerdesin, sakın yemek yedim deme, sana humus yapıyoruz” dedi. Ben de “bişiler atıştırdım ama yine yerim elbette” dedim. “Ya neden yedin, birlikte akşam yemeği yiyecektik” dedi, biraz sitem etti. Ben de kahvemi bitirip evin yolunu tuttum.

Ağlama Duvarı-Kudüs

Ağlama Duvarı-Kudüs

Eve vardığımda bunlar sofrayı kurmuş beni bekliyorlardı. Güzelce hazırlamışlar herşeyi, kız humusu da yapmış. “Bu humusu annem gönderdi memleketten” dedi.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İsrail Neden Bu Kadar Zengin?

Akşam yemeğimizi yedik. Kız, “Mehmet seni konsere götüreceğiz” dedi. Vay dedim, işte bu! Dışarı çıktık, önce bir arkadaşlarını aldık sonra konserin olduğu yere gittik. Konser TV’den canlı yayınlanıyordu, bir TV stüdyosuna gittik ve çok kalabalıktı. Bilet aldık fakat içeri bir türlü giremedik. Konserin ortalarına doğru sıra geldi ama görsen nasıl bir itiş-kakış. En sonunda itişerek girdik içeriye. Baya keyifliydi. Müzik grubu İsrailli bir grup. İsmi çok enteresan bi tesadüf oldu. Grubun ismi “Marsh Dondurma” idi. Hem Türk hem Maraş’lıyım ben, bu tesadüf iyice enteresan oldu. İsimdeki “Marsh” marş kelimesine bir gönderme ve ayrıca Maraş Dondurması’na da bir referans var. Grup bu ismi bir üyelerinin Türkiye’yi gezerken Maraş’ta yediği dondurmadan alıyormuş 😉 Web siteleri www.marshdondurma.com

Grup 20-25 kişiden oluşan adeta bir orkestra. Bu kadar müzisyeni bir arada tutmak eminim zordur ama bunu başarıyorlar. Konser çok güzel geçti. Birazdan televizyon çıkacağız diye birbirimize takılıp durduk. Konserden sonra evsahiplerimin 2 arkadaşı ile daha tanıştık, bir çift. Biri müzisyenmiş, bana CD’sini hediye etti. Bizi arabayla eve bıraktılar.

Marsh Dondurma Konseri

Marsh Dondurma Konseri

Eve geldik. Evsahibim kız, sana birşeyler çalayım dedi, piyanonun başına geçti. 15-20 dakika birşeyler çaldı, bize çok iyi geldi. Kız zaten müzik okuyor, “beni bıraksan hayatım boyu okurum” demişti yemekte sohbet ederken.

Vakit baya geç oldu. Ertesi günü konuşmaya başladık. Ertesi gün ben İsrail’in diğer şehirlerine gidecektim ve erken kalkacaktım. Ben yine kızın odasında, temiz yatakta piyanoya bakarak uykuya daldım.

Sabah uyandığımda evde sadece kız vardı. Hazırlandım. O da okula gitmek üzere hazırlanıyordu. Sana kahvaltı hazırlayayım dedi. Yok dedim, ısrar etti, yine yok dedim. O zaman bir sandeviç yapayım, yolda acıkırsan yersin dedi. Tamam dedim, yaptı çantama koydu. Çantamı sırtladım, sarıldık-öpüştük vedalaştık. Tekrar görüşmeyi ümit ederek sözleştik.

Kudüs’ten sonra Neve-Şalom’a gitmek üzere yola koyuldum. Otobüs terminaline geldim. Bir yere kadar otobüsle gidip otobüsten indim ve İsrail tanklarının sergilendiği tank müzesi(!)’ni gezdim. Yolumun geri kalanına otostopla devam ettim.

Yolda bir yerde karnım acıktı. Mola yerinde çay söyleyip Kudüs’teki evsahibim kızın yaptığı sandeviçi yedim. Arap ekmeğinin arasına peynir, domates ve yeşillik koymuş. Zeytinyağını unutmamış. Çok lezzetliydi.

İsrail

İsrail

İşte bana soruyorlar; “CouchSurfing’den insanlara nasıl güveniyorsun da onları misafir ediyorsun ve onlara misafir oluyorsun? Nedir bu CouchSurfing’in olayı?” diyorlar.

CouchSurfing budur biladerim! İşte bu güzel insanların, bu güzel kalpleridir.

Bu yazıyı beğendin mi?
mehmetc.com eposta listesine katıl, yeni yazı ve duyurulardan haberdar ol!
I agree to have my personal information transfered to MailChimp ( more information )

Yazıyı paylaş!