Herkes İngiltere Ankara Anlaşması Uzmanı

Türk insanı enteresandır. Bilmeden konuşmayı çok sever ve hemen her konuda uzmandır. Aslında biz buna hemen her konuda uzman demek yerine kısaca her konuda uzmandır desek bile yeridir.

Hele de hasbelkader birşeyi başarmış olsun, egosu tavan yapar ve narsizmin en enteresan şekillerini görürsünüz.

Bu konu İngiltere’ye gelen Türkler için de böyledir. Yaşanan yer değişir ama insanımız pek değişmez, orda neyse burda da odur. Elbette İngiltere’nin güzel yanlarını alan çoktur fakat bazı huylar bazı insanlar için hiç değişmez.

Örneğin şu bizim Ankara Anlaşması konusu. İngiltere’ye Ankara Anlaşması ile gelen hemen herkes bu vize türünde uzman kesilir. Bu konuda destekli ya da desteksiz atıp tutmayı çok sever. Bunu da en çok yeni gelenlere yapar. Sonra bu yeni gelenler biraz alışıp acemiliği atınca bu sefer de onlar başka yeni gelenler bulur ve onlara uzman edaları ile konuşur.

Örneğin bu konudaki en klasik sorulardan ve en bayağı muhabbetlerden biri yeni gelenlere Nasıl geldin? Ankara Anlaşması mı yaptın? demektir. Burda dikkatinizi çekerim, soru Ankara Anlaşması Vizesi ile mi geldin? değil, Ankara Anlaşması mı yaptın?

Öyleki, hava atmanın ve ego şişirmenin jargonu bile aynıdır.

Halbuki danışmanlara 2000-2500 sterlin veren ve durumu vize almaya uygun olan herkes bu vizeyi alabilir zira belli bir puanlama, eğitim şartı ya da büyük bir sermaye şartı yoktur.

Ya da danışmanlara 2000-2500 sterlin vermek yerine internetten örnek iş planı satın alıp, biraz okuyup-araştırıp iş planını ve vize dosyasını kendi hazırlayıp başvuru yapan herkes bu vizeyi alabilir.

Ayrıca İngiltere vize başvurularını hep reddediyor değildir. Bir sürü başvuru kabul edilmekte ve insanlar Türkiye’den Ankara Anlaşması Vizesi ile İngiltere’ye gelip burda yeni bir yaşam kurmaktadır. İngiltere Devleti Türkiye’de hiç görmediğimiz kadar şeffaf, demokratik ve adil karar veren bir devlettir. Bu durum vize başvurularında da kendini gösterir.

Bu yazı da ilginizi çekebilir ===>  Londra'nın Müzeleri ve Müze Kültürü

Hal böyleyken sırf ben başardım, bak sen başaramazsın gibi bir egoya kapılmak ve İngiltere’ye gelmek isteyenlere hava atmak neden?

Ben süresiz oturum aldım, sen alamazsın ya da ben vatandaşlık aldım, senin daha çok yolun var gibi havalara girmek neden?

Neticede her insan hayatı boyunca hem kendisi hem de ailesi için iyi bir yaşam düşler ve iyi bir yaşam için çalışır. Hepimiz bu hislerle çalışır çabalarız. Sadece Türk toplumu değil, herkes böyledir; Polonyalı, Rus, Rumen, Afrikalı, Çinli, Hintli, İtalyan, İspanyol vs. herkes bu hislerle hareket eder.

Bir İngiliz’in doğar doğmaz sahip olduğu çalışma izni, süresiz oturum, vatandaşlık gibi hakları elde etmek çok büyütülecek ve böbürlenme konusu edilecek şeyler değildir. En basitinden, örneğin bugün sokaklarda yatıp-kalkan evsiz İngilizler’in bile İngiliz pasaportu vardır ve İngiltere vatandaşıdırlar. Ama bu evsiz olmalarına engel olamamaktadır.

Burda anlatmak istediğim, konunun süresiz oturum ya da vatandaşlık değil, nitelikli ve iyi insan olabilmek olduğudur.

Türk toplumu olarak yapmamız gereken birbirimize, özellikle de yeni gelenlere yardım etmek, kol kanat germek ve burdaki toplumumuzu büyütmek olmalıdır.