İngiltere’de İşler İstediğin Gibi Gitmezse Ne Yapacaksın?

Yazıyı paylaş!

Heveslendin. Belki hayaller de kurdun. İngiltere’ye giderim, “belki ilk başlarda biraz zorluk çekerim ama sonra işlerimi yoluna koyarım” diye düşündün. Aileni de götürdün ya da sonra götürmek üzere planlar yaptın.

Vizeye başvurdun ve vizeni aldın. Baya sevindin. Hatta gereksiz bir gurura kapıldın, sağda solda “bizim vizemiz çıktı” gibi artislik yaptın.

Yetmedi, internette İngiltere ile ilgili forumlarda “vizemiz çıktı, şunları şunları yaptık, süreç boyunca öğrendiklerimi sizlere aktarmaktan mutluluk duyarım, yardımcı olurum, bana soru sormaktan çekinmeyin” gibi notlar yazdın fakat daha sonra o forumlara hiç uğramadın. Vize aldığını duyurdun, havanı attın ve yardım mardım hak getire, bitti.

İngiltere’ye geldin. Cebinde paran vardı ama işte burası İngiltere. Burda hazır para dayanmaz. Senin 5 olan paran burda 1. Yani Türkiye’de kazandığın 5 burda 1’e anca denk geliyor. Bu parayı kazanmak için yıllarca çalıştın. Hatta gelirken arabanı ve evini de satıp İngiltere’ye yerleşme projene ayırdın.

Ama işte gel görki planlar her zaman tutmaz. Sadece iş bulmak ya da bulamamaktan bahsetmiyorum. İş bulabilirsin, fakat yine de İngiltere’deki hayatın istediğin gibi gitmeyebilir.

Bilişim sektöründe çalışıyorsundur. Kolay iş bulurum diye hesap edersin. Hatta kolay iş bulabilirsin de. Fakat her zaman öyle olmuyor. Dil bariyeri var. Ne kadar İngilizce bilirsen bil, ciddi sorunlar yaşayabilirsin. Dil bariyerini aştın, bilişim sektörü çok rekabetçi bir sektör.

Sürekli kendini yenilemek zorundasın. Türkiye’deki gibi bir banka bilgi işlemine girip yıllarca rölantide çalışayım olmaz burda. Kontraktor yani şözleşmeli çalışacağın için seni bilişim alanında işe alanlar senden yüksek performans bekleyecek zira sana çuvalla para verecekler.

Eğer bu performansı gösteremeyeceksen yürümez. Ve iş ararken bir sürü şeyi bilmeni isteyecekler. Uzman olmanı bekleyecekler.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Yurtdışına Taşınıyorum, Gitmeden Önce Yapmam Gerekenler Neler?

Bilişim alanında çalışmıyorsan işin daha da zor. Hem iş bulmak zor hem de bilişim sektöründe kazanılan paralar diğer sektörlerde yok. Ha çok iyi pozisyonlarda çalışan, ikbal etmiş insanlar yok mu? Var, ama istisnaları genele yorarsan yanılırsın.

Bir süre iş aradın. 2-3 ay geçti tık yok. Moral hafiften bozulmaya başlar ve bu süreden sonra artık geçen her hafta moralini biraz daha bozar. Kendinden, yeteneklerinden ve iş tecrübenden şüphe etmeye başlarsın. 1 ay daha geçer, sonra 1 ay daha, sonra bir 1 ay daha.

İlk işini 1-2 ay içinde bulduysan sonrası muhtemelen güzel gider ama 5-6 ay geçmesine rağmen hala iş bulamadıysan moraller bozulur ve bir sorgulama başlar; acaba İngiltere’ye gelmekle hata mı ettim? Türkiye gibi güzel bir ülkeyi bıraktım geldim, iyi mi ettim? Evet memleketimde sorunlar vardı fakat o kadar da katlanılmaz şeyler değildi. Keşke hazır işimi bırakmasaydım. Ne zaman işler yoluna girecek? Sürekli cepten yiyorum, nereye kadar?

Soruların ardı arkası kesilmez. Motivasyon düşer ve bu da iş ararken olmasını isteyeceğin en son şeydir. İş ararken motivasyonun yüksek olmalıdır fakat iş bulamadıkça düşer. Düştükçe de iş görüşmelerinde ve iş arama çabalarında enerjin düşer. Bu süreç bir yerde kısır bir döngü bile yaratabilir.

Diyelim ki iş bulmak sorununu hallettin. İş konusunda derdin tasan olmadı ya da kalmadı. Başka şeyler seni bozuyor. Mesela hava hava sürekli kapalı ve bu seni depresyona sokuyor. Bir Akdeniz ülkesinden geliyorsun ve yazın sıcak kışın soğuk döngüsüne alışkınsın.

Sürekli değişen ve genelde de sürekli kapalı ve yağmurlu havalara bünyen alışık değil. “Ben yağmuru çok severim” diyeceksin, doğrudur. Fakat ara-sıra ve mevsiminde yağan yağmuru sevmekle iki de bir ne zaman yağacağı belli olmayan yağmuru sevmek farklı şeylerdir.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İngiltere Ankara Anlaşması Vizesinde Dependant NINo Nasıl Alınır?

Ya da insanları sevemedin. İngilizler’e ifrit oluyorsun. Yapmacık buluyorsun. Kültür sana uymuyor.

Veya İngiltere’deki yoğun kapitalist sistem seni sinir ediyor. Herşeyin paraya ve şirketleşmeye dayanıyor olması seni sinir ediyor ve diyorsun ki “ulan insan burda parasız kalsa sokağa düşmesi bile ihtimal dahilinde, burda dara düşmeyeceksin”. Türkiye’de olsa bir sosyal çevren var, ailen, akrabaların var. Bir şekilde gemin yürür, ama İngiltere’de çok değil 2 ay kiranı ödemeyemezsen işler sarpa sarmaya başlar.

Hepsini geçtik, karı-koca çalışıyorsunuz, çocuklara kim bakacak? Memleketten anneni ya da kayınvalideni getireceksin, mümkün fakat bir de onun burda mutlu olup olamayacağı meselesi çıkacak. Yok bakıcı tutacağım dersen aylık masrafını bir hesap et, üzülürsün.

Peki ne yapacaksın? Olmadı işte. Yürümedi. Hayaller kurdun, denedin. Fakat olmadı. İngiltere seni şu veya bu sebeple boğuyor.

Yapılacak şey basit güzel insan; Türkiye’ye geri döneceksin. Evet, bu sende bir mağlubiyet duygusu yaratacak, bu durum canını çok sıkacak. Evet, kaybetmiş olmanın verdiği bir sıkıntı çökecek içine. Zoruna gidecek.

Bir sürü eş, dost, arkadaş, akraba sana akıl verecek. Gitme diyecek. Ya da İngiltere’ye gelmeseydin diyecek. Veya İngiltere’ye gitmeseydin diyecek. Boş boş, bilmeden konuşacak. Bu süreçte bunlardan bir kısmını hayatından çıkaracaksın zira iyi gün dostları ile akıl verme ustalarının aslında sahte arkadaşar olduğunu anlayacaksın. Bu tür akrabalarınla arana sağlam mesafeler koyacaksın.

Kısmetten öteye yol gitmez. Sen denedin, olmadı. Ama denedin, içinde kalmadı. Kendin ve ailen için en iyisini yapmak istedin. Hiç kimse her zaman kazanamaz. Hiçbirşey sonsuza kadar sürmez; başarı da, başarısızlık ta. Düşmez kalkmaz bir allah.

Bir geri dönüş planı yaparsın. Memleketine döner hayatına bıraktığın yerden devam edersin. Tabii herşey bıraktığın gibi de olmayacak. İngiltere’de yapamadı geldi diyecekler. Desinler, aldırma.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Ankara Anlaşması ile İngiltere'de Hangi İşleri Yapabilirim?

İngiltere ya da Türkiye, nerde olursan ol mutlu olmak senin elinde. Nereye gidersen git kendini de götüreceksin. Kendi gönlündeki ülke güzelse sen mutlusundur, illa şurası ya da burası diye bir şart yok.

Yaşam standardı çok göreceli bir kavramdır ve modern çağ insanı bu yaşam standardı denen deniz suyundan içtikçe kanamaz, içtikçe susamaya devam eder. Dünyanın koşturmacası bitmez. İngiltere’de de bitmez, Türkiye’de de. Onun için, kendini üzme. Başarısızlık iyidir, hayata ve insanlara farklı açılardan bakmayı öğretir.

Türkiye herşeye rağmen güzel bir ülke. Memleketini sevmek için bir çok sebep var ve memlekette olan kötü şeyler seni bundan alıkoyamaz.

Düşün bak; mesela en yakın tarihten en büyük savaşı, ikinci dünya savaşını düşün. Milyonlarca insan öldü, ne acılar yaşandı. Ama o zaman bile insanlar müzik dinledi, tiyatroya gitti, çocuk sahibi oldu, çiçek ekti, hayal kurdu, bulutlara baktı, sabah kahvaltısını iştahla yaptı, akşam yemeğini düşledi, sevdi, sevildi.

Bu tekerlek bu tümsekte kalır sanma. Er ya da geç işler yoluna girecek. Her sabah ümitle uyan, hayal kurmaya devam et.

Hayatı gün gün yaşa. Çok sonrasını düşünüp te o günü ve o anları berbat etme. Sevdiklerine daha çok sarıl. Hobilerinden vazgeçme, kişisel zevklerini sürdür.

Ve tüm bu sıkıntılar olurken ve sen Türkiye’ye dönme kararı almışken şunu asla unutma;

Seni sadece tanrı yargılayabilir.

Bu yazıyı beğendin mi?
mehmetc.com eposta listesine katıl, yeni yazı ve duyurulardan haberdar ol!
I agree to have my personal information transfered to MailChimp ( more information )

Yazıyı paylaş!