İngiltere’de Oda Kiralarken Nelere Dikkat Etmeli?

Hostel, Airbnb, akraba yanı, arkadaş evi vs. gibi bir yerde birkaç hafta hatta birkaç ayını geçirdiniz ama artık kendi odan olsun istiyorsunuz. Haklısınız da. Bir süre sonra düzeninizi kurup işinize gücünüze ve sosyal hayatınıza daha bir yerleşik hayata geçmiş olarak devam etmek isteyeceksiniz.

İngiltere’de odalarda kalmak çok popüler ve adeta bu ülkenin en temel ve en yaygın barınma seçeneği. Bunu sadece sizin gibi dışardan gelenlere özgü sanmayın. Büyük şehirlerde yaşayan çoğu İngiliz’in daire ya da ev tutacak maddi imkanı yoktur. Onlar da sizin gibi bir oda kiralar ve orda kalır.

Oda kiraladığınızda bir evde bir oda sizin olur. Evin diğer alanlarını ortak kullanırsınız. Örneğin 3 ya da 4 odalı bir evin bir odasını kiraladınız. Bu durumda sadece o oda sana aittir. Evin salonu varsa salonu herkes ortak kullanır. Tuvalet ve banyo ortaktır. Mutfak yine ortaktır ve herkes yemeğini ortak mutfakta yapar.

Bu nasıl oluyor diyeceksin. Yani bir oda kiralıyorsunuz ve tanımadığınız kişilerle bir evi paylaşıyorsunuz. Bu durum İngiltere’de ve aslında Avrupa’da böyle. Burda hiç tanımadığınız insanlarla aynı evi paylaşabilirsiniz. Elbette zamanla tanışırsınız ve hatta arkadaş bile olabilirsiniz. Ama İngiltere’de oda kiralamak için odanın bulunduğu evdekileri önceden tanıman gerekmiyor. İnternetten, tanıdık vasıtası ile, emlakçıdan, kafelerdeki ilanlardan, okulundaki ya da işyerindeki ilanlardan bir oda bulup kirasını verip hemen taşınabilirsiniz.

Bu durumu o evde kalanlar yadırgamaz. Herkes böyle yaşadığı için durum uzun yıllar önce normalleşmiştir.

Peki odayı nerden bulacaksınız? İngiltere’nin en çok kullanılan oda bulma sitesi SpareRoom isimli site. Mükemmel ev arkadaşını bul sloganıyla yola çıkmış olan bu site İngiltere genelinde yaygın olarak kullanılmakta.

Önce bir profil oluşturuyorsunuz. Profilini oluşturduktan sonra bir ad yani ilan vermeniz lazım, yoksa sadece profille sizi kimse bulamaz. Bunu sitedeki Place ad linkini tıklayarak yapabilirsiniz.

İlan verirken aradığınız odanın kriterlerini belirliyorsunuz ve ilanınızı veriyorsunuz. Sonra sitede oda kiraya verenler sizi buluyor ya da siz odasını kiralayanları bulup mesajlaşabiliyorsunuz.

Site ücretsiz. Sadece yeni ilanlara hemen talip olamıyorsunuz. Bir hafta geçmesi gerekiyor. Bunu aşmak için sitenin early bird seçeneği var ve ücretli. Aylık 10 sterlin gibi bir ücretle istediğiniz ilana istediğiniz zaman talip olup oda sahibine istediğiniz zaman mesaj atabiliyorsunuz.

Çoğu insan sitenin ücretsiz versiyonu ile oda bulur. Ama eğer çok sevdiğiniz ve mutlaka kiralamak istediğiniz bir oda varsa ve henüz early bird’de ise yani ilan yayınlanalı 1 hafta olmadı ise bu durumda early bird access üyeliği satın alıp odayı hemen kapabilirsiniz. Londra’da odalar çok çabuk kapılır. Bir oda iyi ise, bulunduğu ev temiz ise, insanlar ve yeri iyi ise 1 günde bile tutulur, birkaç güne bile kalmaz. Londra’da odalara olan talep te adeta bir çılgınlık seviyesindedir.

Siteye cep telefonunu bırakabiliyorsunuz. Bu durumda isterseniz oda sahipleri sizi arayabiliyor ya da SMS yollayabiliyorlar. Aynı şekilde siz de onlara cep telefonlarından ya da SMS ile ulaşabiliyorsunuz.

Sitenin mobil uygulaması da var.

Bunların yanında sitenin 2 güzel uygulaması daha var. Birincisi buddy up yani birlikte eve çıkma. Sizin gibi oda arayan ama henüz bulamamış kişiler ve sen buddy up uygundur seçeneğini seçiyor ve buddy yani ev arkadaşı arayanları listeliyorsunuz. Sonra mesajlaşarak birlikte bir ev bulup odalarını paylaşabiliyorsunuz.

Diğer güzel uygulaması ise speed flatmating adı verilen şey. SpareRoom ara sıra mesela ayda bir ev arkadaşı bulma buluşmaları düzenliyor. İngiltere’nin büyük şehirlerinde olan bu buluşmalar merkezi bir yerde bir kafede, pubda ya da restoranda oluyor. İnsanlar oraya gidip hem sosyalleşiyor hem de birlikte eve çıkabilecekleri birileri ile tanışma imkanı buluyorlar.

İngiltere’de birçok insan odasını ya da oda arkadaşını SpareRoom sitesinden buluyor.

Siteden bulduğunuz odaya oda sahibi ile randevulaşıp gidip görüyorsunuz ve beğenirseniz tutuyorsunuz. Oda tutarken mutlaka tenancy contract yani kira kontratı yapın ve yaptığınız tüm ödemeler için belge al. Örneğin deposit yani güvence bedeli verdiyseniz deposit contract alın ve yaptığınız ödemenin deposit contract’ta yazdığına dikkat edin. Odayı kiralayınca kontrat yapın ve kira ödemelerini kontratta yazan banka hesabına yapın.

Her sitede olduğu gibi bu sitede de üçkağıtçılar var, yok değil. Fakat site yönetimi bunları engellemek için özenli çalışıyor. Şikayetleri değerlendirip hızlı aksiyon alıyor. Oda bakmaya gittiğinizde dikkat et, sağa sola dikkatli bakın. Odayı kiralayınca odada olan eşyaları kontrata yazdıklarından emin olun, fotoğraf çekin. Genelde sorun çıkmaz ama temkinli olmak iyidir.

Oda kiraladığınızda genelde kadın-erkek ayrımı ve millet ayrımı olmaz. İngiltere’de kadın-erkek ve her milletten insan aynı evi paylaşır. Herkes birbirinin özel alanına saygı duymak durumundadır ve duyar da. Dediğim gibi birbirini tanımadan-görmeden aynı evin odalarını kiralayan insanlar arkadaş olmak zorunda değil fakat ev arkadaşlığı zamanla arkadaşlığa da dönüşebilir. Bu sizin ve ev arkadaşlarınızın sosyal kabiliyetlerine ve biraz da şansa bağlı.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İngiltere'de İş Arama ve Çalışma Rehberi

Oda fiyatları Londra’da 500-600 sterlinden başlar. Merkezi yerlerdeki düzgün odalar 700-800 civarındadır. 900-1000’e de oda vardır fakat ya çok merkezi ya da hem merkezi hem de lüks odalardır.

 

www.spareroom.co.uk

Oda Kiralarken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Öncelikle bunun maddi boyutuna bir bakalım. Her ne kadar ev değil de oda tutuyor olsanız bile bu depozito ödemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Bir de eğer odayı sahibinden değil de emlakçıdan kiralıyorsanız agency fee denen emlakçı ücreti de ödersiniz. Yani ilk hafta ya da ayın kirası, depozito ve varsa emlakçı ücreti ödemeniz gerekir.

Depozito bedeli 4-6 haftalık kiraya eş değer bir miktar olur. Eğer ki depozito öderseniz ki büyük ihtimalle ödersiniz bu durumda depozitoyu ödediğiniz ev sahibi ya da emlakçının o parayı deposit protection scheme yani depozit koruma merkezi isimli merkezin hesabına yatırdığından emin olun ve ilgili dekontu isteyin. Bu sizin yasal hakkınız. Bu, odayı kiraya veren kişinin yerine getirmesi gereken yasal bir zorunluluktur. Bu sayede o paraya dokunamaz ve siz odadan çıktığında depozitonuzu alırsınız. Eğer vermezlerse bu dekont ile hak iddia etme imkanınız olur.

Daire kiralamanın aksine oda kiralarken çok fazla belge istemezler. Ama yine de birkaç belge istenir. Bunlardan bazıları şunlardır;

  • Bunlardan bir tanesi kiracı olacağınız dönemin tamamını kapsayan vizenizin olduğu pasaportunuz olacaktır. Pasaportu almazlar, zaten öyle bir hakları da yok. Sadece gerekli sayfaları görmek isterler ya da fotokopisini isterler
  • Referans isteyebilirler. Bunun için eğer öğrenciyseniz okulun öğrenci işlerinden, çalışan biriyseniz iş vereninizden bu konuda yardımcı olmalarını isteyebilirsiniz. Bunların dışında İngiltere’de uzun süredir yaşayan bir akraba ya da arkadaşınız varsa onlardan isteyebilirsiniz. Türkiye’deki eski ev sahibinizi de referans olarak gösterebilirsiniz, bazı durumlarda işe yarar. Bu ne alaka diye düşüneceksiniz; İngilizler bu konuda psikopat derecede tititzdir. Taa İngiltere’den Türkiye’deki ev sahibinizi İngilizce bilir mi bilmez mi demeden arayıp sizin hakkınızda sorular sorabilirler, örneklerini gördüm
  • Bir kira kontratı yaparlar ve imza etmenizi isterler, bunun İngilizcesi tenancy contract‘tır. İmzalamadan önce mutlaka okuyun ya da bir tanıdığınıza okutun. Sonradan seni zor durumda bırakacak birşey olmadığından emin olun ve ayrıca kira miktarının anlaştığınız miktar olarak yazıldığından emin olun

Bu oda kiralama işlemi öncesinde ve sonrasında bu belgelerin yanında dikkat etmeniz gereken başka şeyler de var. Bunlar basit ayrıntılar gibi görünseler de eğer dikkat etmezseniz ilerde sıkıntı olur. O yüzden temkinli olmakta fayda var.

Oda kiralarken odayı size kiraya verenden beklentileriniz ve istekleriniz şunlar olmalı;

  • Evdeki elektrik, gaz, su gibi tesisatların sağlam olması ve düzenli kontrol ediliyor olması. Ev sahibiniz bunların kontrol belgelerini size vermeli ya da göstermelidir. Bunu isteme hakkında sahipsiniz
  • Ev sahibinizin oda kiralama yetkisi olmalı ve sözleşme imzalayarak bunu resmiyete dökmeli
  • Bu sözleşmede içerik olarak; kira miktarı, ödeme yöntemi, kira süresi, evin içinde kullanabileceğiniz alanlar, ev sahibinin karşılamayı onayladığı hizmetler, ortak olarak ödenecek olan faturalar, ev kuralları (sigara, evcil hayvan, misafirler vs.) anahtarı kaybetme durumunda yapılması gerekenler ve evden ayrılmak istediğinizde ya da sizi evden çıkarmak istediklerinde uyulması gereken ihbar süresi, yani haber verme süresi

Bunlar evsahibi ya da odayı size kiralayan emlakçının uyması gereken kurallar. Peki sizin yükümlülükleriniz neler? Onları da yazayım;

  • Önceliklerinizi biraz gerçekçi olacak şekilde belirleyin. Sonuç olarak bir evde bir tane oda tutacaksınız
  • Evi görmeye giderken yanınızda bir refakatçi getirip getiremeyeceğinizi sorun. Onaylamazlarsa gideceğiniz yerin adresini yakınınızdaki birine söyleyin. Olacağından değil ama başınıza bir şey gelirse en azından sizi nerde arayacağını bilir. Polise vs. haber verdiğinde en son ne zaman görüştüğünüzü ve nereye gittiğinizi bildirebilir
  • Odayı ve evdeki ortak kullanım alanlarını iyice görüp, ihtiyaçlarınızı karşılıyor mu iyice düşünün. Mesela öğrenciyseniz ders çalışabileceğiniz yeterli alan var mı? Örneğin kitaplarınızın tamamını alabilecek kitaplık koyulabilecek büyüklükte boş bir alan olmalı
  • Ev kurallarını sorun. (Evcil hayvan, sigara, misafir getirme vs.) Eğer kriterlerinize uymuyorsa başka bir yer bakmak daha iyi olur. Mesela astım hastasısınızdır ve ev sahibi hem sigara içiyor hem de kedi besliyor olabilir
  • Kira miktarı, ne kadar süre için ücretlendirme yapıldığı ve hangi yolla ödenmesi gerektiğini sorun
  • Oda kiralayanlar genelde council tax yani belediye vergisi ödemezler ama siz yine de ev sahibinden sözleşme sırasında bunu belirtmesini isteyin. Çünkü bazıları kiraya ufak bir miktar olsa da bu vergiyi yansıtıyor
  • Kiraya faturaların dahil edilip edilmediğini öğrenin. Dahil ediliyorsa eğer hangilerinin edildiğini, edilmeyenlerin nasıl ödeneceğini de öğrenin
  • Evdeki sigorta durumunu sorun. Kendi eşyalarınızı kendi sigortanızla güvence altına almanız istenebilir. Örneğin laptop bilgisayarınıza evde birşey olursa bu sigorta işe yarar. Neticede odada bir süre kalıp hem evin hem de muhitin güvenli olup olmadığını ve hem de evdekilerin güvenilir insanlar olup olmadığını anlamak biraz zaman alır. Bu zamana kadar temkinli bir yaklaşımla hareket etmek iyi olur
  • İngiltere’de anahtar çoğaltma işlemi bizdeki gibi gelişigüzel bir şekilde yapılmaz. Her ev anahtarının sadece bir tane sahibi vardır ve onların izni olmadan bu anahtar çoğaltılamaz. Kısacası anahtarınızı kaybetmeniz durumunda kimden yardım istemeniz gerektiğini öğrenin
  • Odaya taşınmadan önce mutlaka ama mutlaka odanın bir fotoğrafını çekin. Evden çıkarken bulduğunuz şekilde bırakmaya özen gösterin. Bu fotoğraf sayesinde olası tartışmaları kolayca sonlandırabilirsiniz. Ayrıca ilerde bir anlaşmazlık çıkıp mahkemelik olursanız bu fotoğraflar delil olarak kabul görür
  • Ev için yaptığınız ödemelerin makbuzlarını saklayın
  • Ev ile ilgili olan tüm kuralların imzalayacağınız sözleşmede yazdığından emin olun
Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İngiltere'de Banka Hesabı Nasıl Açılır?

Tabii ki dikkat etmeniz gereken noktalar bunlarla sınırlı değil. Konu emlak piyasası olunca çakallar ve üçkağıtçılar da çok oluyor. Bunlar özellikle internet ortamında bol miktarda bulunur. Peki bunlardan korunmak için ne yapmak gerek? Onlardan da bahsedeyim;

  • Fiyata aldanmayın: İlk olarak bu çakallar sizi düşük fiyatla kandırmaya çalışır. Fiyat açıklamasının haftalık mı aylık mı olduğunu teyit edin. Baktınız aylık olarak da fiyat düşük geliyor, evi görmek isteyin. Bunu istediğinizde eğer size evi göstermeden depozito istenirse kesinlikle uzak durun
  • Aceleci davranmayın: Bazı evler vardır, bir şekilde sorunludur. Emlakçılar ya da evsahipleri kiracıya evin bu kötü yönünü göstermeden hızlı bir şekilde kiralama çabası içindedirler. Bunun için, sizden 1 saat sonra bakmaya gelecekler var ya da sabahki beyefendi çok beğenmişti burayı gibisinden sizi acele ettirmeye yönelik yaklaşımlarda bulunacaklardır. Bunların sizi -beğendiğim bu yer tutulabilir, acele edeyim- psikolojisine sokup acele ettirerek kandırmasına izin vermeyin
  • Aşırı detaya girenlere dikkat edin: Size o evi deyim yerindeyse -itelemek- için yalan söyleyeceklerdir. Haliyle yalan söylemek için de -gerçekçilik- katmak adına bin bir türlü hikaye uyduracaklardır. Evinin iş yerine çok uzak olduğu ve iş çıkışlarında hasta olan babaannesiniyle ilgilenip gün içinde hiç boş vakti olmadığından ötürü size evi gösteremeyeceği ve evin aynı fotoğraflardaki gibi olduğu bahanesini üretebilirler. Ayrıca size atacakları mesajlar da en az 3-4 paragraf uzunluğunda olacaktır. Evini gerçekten kiralamak isteyenler 1-2 cümle ile özetleyip uygun zamanlarını belirtirler. Onun için evle ilgili haddinden fazla detaya giren biri ile karşılaşırsanız şüpheyle yaklaşın ve iletişimi kesin

Kısacası ev bulma ve yerleşme işleri burda anlattığıma paralel olarak gerçekleşmekte. Sadece biraz sabırlı olup yüz yüze görüşmediğiniz insanlara herhangi bir anlaşma yapmadan para göndermemeye çok dikkat edin. Zaten Türkiye’de 1-2 kere ev arayışı içinde bulunduysanız olabilecekleri az-çok biliyorsunuzdur. Bu tecrübe İngiltere’de de işe yarar. Yabancı ülke ve bu insanlar güleryüzlü ve kibar gibi bir izlenime kapılıp boş bulunmamanız sizi kandırılmaktan koruyan bir yaklaşım olur.

Oda Kiralamada Kültürel Farklılıklar

Oda paylaşmak deyince aklına çocukluğunuzda kardeşlerinizle yaşadığınız oda ya da üniversitenin ilk senesi kaldığınız yurttaki odanız gelmiş olabilir. Ancak İngiltere’de işler biraz farklı. İngiltere’de o da paylaşmak deyince bir evin sadece bir odasını kiralamak ve orda genelde daha önceden tanımadığın insanlarla aynı evi paylaşmak kastedilir. Bir düşünün öğrencilik yıllarınız geride kalmış, iş-güç sahibisiniz ve ailenden ayrı yaşıyorsunuz fakat oda kiralamak zorundasınız. İnsana tuhaf geliyor değil mi?

Çünkü yıllarca bunun hayalini kurarak okul okumuşsunuz, kendi kendine yetebilmek, her şeyi tek başına halledebilmek gibi amaçlarınız var. Oda kiralayarak aynı evi paylaşmak İngiltere’de bir yaşam tarzı. Her sosyo-ekonomik kesimden ve her yaştan insan için bir evin odalarını paylaşmak gayet normal görülüyor ve bu paylaşım çoğu zaman odayı kiraladığında evdeki kişileri önceden tanımadan oluyor.

Tabi ki bunun başlıca sebebi maddi. Fakat oda kiralayan insanlar kirayı tek başına karşılayabilecek olsalar bile yalnız kalmamak ve biraz olsun daha fazla para biriktirebilmek gibi muhtelif nedenlerle oda kiralayıp ev paylaşıyor. İngiltere’de bizim kültürümüzdeki gibi uzun süreli misafirlikler, sık sık gerçekleşen akraba ziyareti gibi unsurlar olmadığından misafir odası ve uzun misafirlik kavramı pek yok.

Böyle durumlarda evin ortak kullanım alanı olan salon kullanılıyor. Ev paylaşımı sayesinde fazladan olan oda ev sahibine ek gelir sağlıyor. Ayrıca Londra gibi büyük şehirlerde konut sıkıntısı olduğundan özellikle işlek noktalardaki dairelerde insanlar evlerini başka insanlarla paylaşıyor. Yani kısacası ev paylaşımının altında maddi sebeplerin yanı sıra yardımlaşma gibi bir motivasyon da var.

Hatta devletin de bu konuda ev sahiplerini teşviği söz konusu. Evinin odalarını kiraya verenlere vergi indirimi yaparak destek oluyor ve bu sayede onları teşvik ediyor. Devletin bunu yapmaktaki amacı paylaşım ekonomisini canlı tutup geliştirmek. Devlet sadece ev sahiplerini teşvik etmekle de kalmıyor kira ödeyen kişilere de kira yardımı yapıyor. İngiliz vatandaşı olmayanlar için bu kira yardımını almak biraz zorlu olsa da imkansız değil.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Londra'da Metroda Neden Kavga Çıkmaz?

Peki evinizi hiç tanımadığınız bir yabancıya açmak nasıl bir duygu, yani nasıl oluyor bu iş? Bu evin temizliğini kim yapıyor? Evimi paylaşacağım insana nasıl güvenirim? ve benzeri bir çok soru akla geliyor.

Ev paylaşımı bizlerin İngilizler’e kıyasla biraz amatör kaldığı bir durum. Ancak bir kere gerçekleştirdiğiniz zaman getirisi çok.

Yazımın başında da belirttiğim gibi bu konuda en büyük yardımcınız yine internet. Yanına yerleşeceğiniz ya da yanınıza ev arkadaşı olarak alacağınız kişinin kullandığınız web sitesindeki profiline bakarak fikir sahibi olabilirsiniz. Bazı satır araları ilgili kişiye dair önemli ipuçları verir.

Bunun yanında yüzyüze görüşme ve ilk izlenimde de bir fikriniz olur.

Daha önce bir evin odasını kiralayarak tanımadığınız insanlarla oda paylaşmadıysanız bu durum zorlu ve size uymuyor gibi gözükse de aslında gayet kolay ve kişisel gelişiminiz açısından bir fırsattır. İngiltere’de evini paylaşacağınız kişi veya kişiler cinsiyet farkı olmadan her türlü milletten olabilir.

Sağlıklı bir ev arkadaşlığı yaşamak için nelere dikkat etmeniz gerektiğine dair kısa bir özet geçeyim.

Oda seçimi: Yüksek ihtimalle yerleşeceğiniz oda için pek bir seçeneğiniz olmayacak ama olur da aynı evde birden fazla oda seçebilme imkanınız varsa kararınızı iyi vermelisiniz. Kendinize uygun odayı kendi kriterlerinize göre seçebilirsiniz.

Mutfak kullanımı: Evde 3-4 kişi ya da daha fazla kişi yaşıyorsa mutfak her zaman biraz dağınık ve yoğun olacaktır. Bu yüzden mutfak kullanımı planını önceden yapıp bulaşık yıkama görevini düzenli bir şekilde paylaşın. Eğer evde bu konuda daha önceden bir düzen varsa onu evi çekip çeviren kişiye sorup öğrenin ve uymaya çalışın.

Temizlik ve Görev dağılımı: Yaşadığınız evi derli toplu görmek isteseniz fakat ev arkadaşlarınız hiç oralı olmazsa ne yaparsınız? Tabi ki kontrolü ele alırsınız. Onlara uygun bir şekilde derli toplu yaşamanın getirilerini ve pis bir evin yol açabileceği böceklenme gibi sorunları anlatıp uzlaşmaya davet edin. İngilizler bizim gibi temiz ve titiz insanlar değillerdir, hatta bu konuda eleştiriyi de hakederler.

Onlara biraz yol yordam göstererek onları da bu konuda en azından elinizden geldiğince teşvik edebilirsiniz. Merak etmeyin, İngilizler genelde uzlaşmacı insanlardır ve senin bu teklifini geri çevirmezler. Bir de herkes oda paylaşmaya alışkın olduğu için pek fazla sorun çıkmaz. Türkler’e özgü drama yaratma huyunu burda pek görmezsiniz. İnsanlar genelde işinde gücündedir. Herkes çok meşgul olduğu için ev arkadaşlarınızı zaten pek görmezsiniz.

Adil kullanım: Adil kullanım deyince aklınıza hemen internet faturası gelmesin. Fakat adil kullanım diyince akla ilk önce faturaların gelmesi normal. Yurtta ya da aile yanında yaşayıp sonradan kendi evinize çıkınca bir evin giderlerinin aslında ne kadar fazla olduğunu fark etmeye başlarız.

Aklımız başımıza gelir ve evi geçindiren anne-babamızı bir kez daha takdir ederiz. Aynı şey tabi ki İngiltere’deki hayatımız için de geçerli. Bir yerden sonra açık olan ışıkları kapatmak refleks haline gelmeye başlar. O yüzden evdeki su, elektrik, ısınma gibi faturası olan ortak tüketim kaynaklarını savurgan olmamakta fayda var.

Fikir ayrılıkları: Yazının başlarında da belirttiğim gibi ev arkadaşınız çok farklı kültürden bir insan olabilir. Hayat tarzlarınız uyuşmayabilir. Bunlar olabilecek şeyler. Böyle durumlarda yapılacak en iyi şey karşılıklı olarak anlayış göstermektir. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda işi tatlıya bağlamanın en kolay yolu biraz sakinleşip tansiyonu yükseltmekten özenle kaçınmaktır.

İngilizler’in teşekkür etme ve özür dileme mefhumlarına ne kadar önem verdiğinden bahsetmiştim. Hata yapan siz ya da onlar, yapıcı olmaya çalışın ve eğer hatanız varsa özür dileyin. Onlar özür dilerse de artık sorunun çok üstünde durmayın. Özrü kabul eden bir yaklaşım içinde olun. Ev arkadaşlarınızla yaşayacağınız stres sosyal ve iş hayatınızı da olumsuz olarak etkileyeceğinden çatışmalı konulardan uzak durun.

İletişim: Diğerlerine oranla daha küçük bir sorun olarak görünse de ev arkadaşlarınızla iyi bir iletişim sağlayabiliyorsanız her türlü sorunun üstesinden gelmeniz kolaylaşır. Ev arkadaşları önceden anlaşıp birbirine biraz zaman ayırırsa, hem daha yakın bir arkadaşlık kurulmuş olur hem de iletişim ortamının oluşması sağlanmış olur. Birlikte yaşam bu sayede geliştirilir ve sorunlar çözülürken stressiz bir atmosfer yaratılmış olur.

Ev arkadaşlıklarında dikkat edilmesi gereken şeylerden bahsettim. Bu kısmı bir Roma atasözü ile bitireyim;

When in Rome do as the Romans do.

Yani Roma’daysan, Romalılar gibi davran. İngiltere’de ve özellikle de Londra’da iseniz burdaki yaşama ayak uydurup Londralılar gibi davranın.

Bir süre sonra sadece kendinize ait bir evi kiraladığınızda ya da satın aldığınızda o zaman daha özgür ve size özgü bir tarzda devam edebilirsiniz.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
mehmetc.com eposta listesine katılın, yeni yazı ve duyurulardan haberdar olun!
Eposta Listesine Katılmayı Onaylıyorum