İngiltere’de Tanımadığınız Birileri ile Aynı Evi Paylaşmak Nasıl Birşey?

Oda paylaşmak deyince aklına çocukluğunda kardeşlerinizle yaşadığınız oda ya da üniversitenin ilk senesi kaldığınız yurttaki odanız gelmiş olabilir. Ancak İngiltere’de işler biraz farklı. İngiltere’de o da paylaşmak deyince bir evin sadece bir odasını kiralamak ve orda genelde daha önceden tanımadığınız insanlarla aynı evi paylaşmak kastedilir. Bir düşünün, öğrencilik yıllarınız geride kalmış, iş-güç sahibisiniz ve ailenizden ayrı yaşıyorsunuz fakat oda kiralamak durumundasınız.

İnsana tuhaf geliyor değil mi?

Çünkü yıllarca bunun hayalini kurarak okul okumuşsunuz, çalışmışsınız, kendi kendinize yetebilmek, her şeyi tek başına halledebilmek gibi düşünceleriniz var. Fakat bazen insan yaşadığı ülkeye ve içinde bulunduğu şartlara göre düşüncelerini güncelleyebiliyor.

Oda kiralayarak aynı evi paylaşmak İngiltere’de bir yaşam tarzı. Her sosyo-ekonomik kesimden ve her yaştan insan için bir evin odalarını paylaşmak gayet normal görülüyor ve bu paylaşım çoğu zaman odayı kiraladığında evdeki kişileri önceden tanımadan oluyor.

Tabi ki bunun başlıca sebebi maddi. Fakat oda kiralayan insanlar kirayı tek başına karşılayabilecek olsalar bile yalnız kalmamak ve biraz olsun daha fazla para biriktirebilmek gibi muhtelif nedenlerle de oda kiralayıp ev paylaşıyor. İngiltere’de bizim kültürümüzdeki gibi uzun süreli misafirlikler, sık sık gerçekleşen akraba ziyareti gibi unsurlar pek olmadığından misafir odası ve uzun misafirlik kavramı pek yok.

Böyle durumlarda evin ortak kullanım alanı olan salon kullanılıyor. Ev paylaşımı sayesinde fazladan olan oda ev sahibine ek gelir sağlıyor. Ayrıca Londra gibi büyük şehirlerde konut sıkıntısı olduğundan özellikle işlek noktalardaki dairelerde insanlar evlerini başka insanlarla paylaşıyor. Yani kısacası ev paylaşımının altında maddi sebeplerin yanı sıra yardımlaşma gibi bir motivasyon da var.

Üstelik devletin de bu konuda ev sahiplerini teşviği söz konusu. Evinin odalarını kiraya verenlere vergi indirimi yaparak destek oluyor ve bu sayede onları teşvik ediyor. Devletin bunu yapmaktaki amacı paylaşım ekonomisini canlı tutup geliştirmek. Devlet sadece ev sahiplerini teşvik etmekle de kalmıyor kira ödeyen kişilere de kira yardımı yapıyor.

Bu yazı da ilginizi çekebilir ===>  Herkes İngiltere Ankara Anlaşması Uzmanı

Peki evinizi hiç tanımadığınız bir yabancıya açmak nasıl bir duygu, yani nasıl oluyor bu iş? Bu evin temizliğini kim yapıyor? Evimi paylaşacağım insana nasıl güvenirim? ve benzeri bir çok soru akla geliyor.

Ev paylaşımı bizlerin İngilizler’e kıyasla biraz amatör kaldığı bir durum. Ancak bir kere gerçekleştirdiğiniz zaman hatırı sayılır faydaları var.

Bu konuda en büyük yardımcınız yine internet. Yanına yerleşeceğiniz ya da yanına ev arkadaşı olarak alacağınız kişinin kullandığınız web sitesindeki profiline bakarak fikir sahibi olabilirsiniz. Bazı satır araları ilgili kişiye dair önemli ipuçları verir.

Bunun yanında yüzyüze görüşme ve ilk izlenimde de bir fikriniz olur.

Daha önce bir evin odasını kiralayarak tanımadığınız insanlarla oda paylaşmadıysanız zorlu ve size uymuyor gibi gözükse de aslında gayet kolay ve insanı değiştiren bir yanı var. İngiltere’de evini paylaşacağınız kişi veya kişiler cinsiyet farkı olmadan her türlü milletten olabilir.

Sağlıklı bir ev arkadaşlığı yaşamak için nelere dikkat edilebileceğine dair düşüncelerimi paylaşayım.

Oda seçimi: Yüksek ihtimalle yerleşeceğiniz oda için pek bir seçeneğiniz olmayacak ama olur da aynı evde birden fazla oda seçebilme imkanınız varsa kararınızı biraz dikkatli düşünerek biraz da diğerlerine empati yaparak almakta fayda var.

Mutfak kullanımı: Evde 3-4 kişi ya da daha fazla kişi yaşıyorsa mutfak her zaman biraz dağınık ve yoğun olacaktır. Bu yüzden mutfak kullanımı planını önceden yapıp bulaşık yıkama görevini düzenli bir şekilde paylaşmak iyi bir fikir olabilir. Eğer evde bu konuda daha önceden bir düzen varsa onu evi çekip çeviren kişiye sorup öğrenebilir ve buna uymaya çalışabilirsiniz.

Herkes kendi bulaşığını yıkıyorsa ki genelde böyle olur, bu durumda mutfağı mümkün olduğunca düzenli tutmak yerinde olur. Birlikte yapılan yemek, misafir ağırlama, vs. gibi durumlarda ise herkesin yardımlaşarak ortalığı toparladığı bir ortam sağlamak güzel olur.

Bu yazı da ilginizi çekebilir ===>  İngiltere’de Banka Hesabı Olmadan İş Bulabilir Miyim?

Temizlik ve Görev dağılımı: Yaşadığınız evi derli toplu görmek isterseniz fakat ev arkadaşlarınız oralı olmazsa ne yaparsınız? İletişime geçmek ve bu durumu dile getirmek faydalı olabilir. Onlara uygun bir şekilde en azından asgari bir düzeyde derli toplu bir ortam kurulabileceğini anlatabilirsiniz. İngilizler bizim gibi titiz insanlar değillerdir, hatta bu konuda eleştiriyi de hakedebilirler.

Onlara biraz yol yordam göstererek onları da bu konuda en azından elinizden geldiğince teşvik edebilirsiniz. İngilizler genelde uzlaşmacı insanlardır ve bu tür şeylere hemen karşı çıkmazlar. Aksine kabul görme ihtimali daha yüksektir. Bir de herkes oda paylaşmaya alışkın olduğu için pek fazla sorun çıkmaz. Türkler’e özgü drama yaratma huyları pek yoktur. İnsanlar genelde işinde gücündedir.

Adil kullanım: Adil kullanım deyince aklınıza hemen internet faturası gelmesin. Fakat adil kullanım diyince akla ilk önce faturaların gelmesi normal. Yurtta ya da aile yanında yaşayıp sonradan kendi evine çıkınca bir evin giderlerinin aslında ne kadar fazla olduğunu fark etmeye başlarız.

Aklımız başımıza gelir ve evi geçindiren anne-babamızı bir kez daha takdir ederiz. Aynı şey tabi ki İngiltere’deki hayatımız için de geçerli. Bir yerden sonra açık olan ışıkları kapatmak refleks haline gelmeye başlar. O yüzden evdeki su, elektrik, ısınma gibi faturası olan ortak tüketim kaynaklarını savurgan olmamakta fayda var.

Fikir ayrılıkları: Ev arkadaşlarınız çok farklı kültürden insanlar olabilir. Hayat tarzlarınız uyuşmayabilir. Bunlar olabilecek şeyler. Böyle durumlarda yapılacak en iyi şey karşılıklı olarak anlayış göstermektir. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda işi tatlıya bağlamanın en kolay yolu biraz sakinleşip tansiyonu yükseltmekten kaçınmaktır.

İngilizler’in teşekkür etme ve özür dilemeye önem verirler. Hata yapan sen ya da onlar, yapıcı olmaya çalışmak iyi bir yakşlaşım olabilir. Özür dilemek ya da teşekkür etmek İngiltere’de zayıflık olarak görülmez, aksine kültürün bir parçasıdır. Ev arkadaşlarınızla yaşayacağınız stres sosyal ve iş hayatınızı da olumsuz olarak etkileyeceğinden çatışmalı konulardan uzak durmak hayatın yükünü en azında bu kısımda hafifletmek adına faydalı olabilir.

Bu yazı da ilginizi çekebilir ===>  İngiltere'de Oda Kiralarken Nelere Dikkat Etmeli?

İletişim: Diğerlerine oranla daha küçük bir sorun olarak görünse de ev arkadaşlarınızla iyi bir iletişim sağlayabiliyorsanız her türlü sorunun üstesinden gelmeniz kolaylaşır. Ev arkadaşları önceden anlaşıp birbirine biraz zaman ayırırsa, hem daha yakın bir arkadaşlık kurulmuş olur hem de iletişim ortamının oluşması sağlanmış olur. Birlikte yaşam bu sayede geliştirilir ve sorunlar çözülürken stressiz bir atmosfer yaratılmış olur.

-When in Rome do as the Romans do– atasözünde de dediği gibi, bulunduğunuz ortamın kültürünü anlamaya çalışmak uyum sağlamanın ilk adımı olabilir.