İsrail Neden Bu Kadar Zengin?

Yazıyı paylaş!

İsrail'de -Kibbutz-isimli çiftliklerden birinde...

İsrail’de -Kibbutz-isimli çiftliklerden birinde…

Yukardaki fotoğrafı İsrail’de bir çiftlikte çektim. Bu yaşlı adam o zaman 80 yaşın üstündeydi, şu anda 90’ına merdiven dayamıştır. Hem sağlıklı ve dinç ve hem de hala çalışıyordu. İsrail’de buna benzer bir çiftlikte doğdu ve hayatı boyunca buna benzer çiftliklerde çalıştı. O emektar ve dürüst elleri ile İsrail’i ilmek ilmek dokuyan insanlardan sadece bir tanesi.

Bu çiftlikte iki gün kaldım ve çok güzel ağırlandım. Çiftlikte bir mandıra var ve hatırı sayılır ölçüde süt üretiyorlar. İnekler bakımlı ve her yerde anlatıldığı gibi gerçekten de modern teknikleri kullanıyorlar.

Modern İsrail ne zaman ve nasıl doğdu diye sorsak bir sürü cevap bulabiliriz. Ama bu sorunun bana göre tek bir cevabı var; İsrail zaten her zaman moderndi.

Bunu anlamak için İsrail Devleti’nin kurulduğu döneme ve kuruluştan önceki 50 yıla bakmak gerekir. Ama özetle modern İsrail’in temelinde göçmenlik yatar. İsrail’i yüz yıldır dünyanın dört bir yanından Filistin’e göç eden museviler kurdu ve geliştirdi. Herkesin bildiği çölün ortasındaki mucizeyi bu insanlar gerçekleştirdi.

Burdaki mucize lafı hafife alınmayacak kadar gerçek ve doğrudur. Ben İsrail’i gezdiğim sürede ve İsrail gezim öncesinde ve sonrasında yaptığım okumalar ve araştırmalarda bunu gözlerimle gördüm. İsrail’li arkadaşlarımdan dinledim ve onların anlattıklarından ve anlatmadıklarından gözlemledim.

İsrail tam anlamıyla tam bir motivasyon, eğitimli bir kitle ve kararlılık öyküsüdür. İsrail’e gitmemin sebeplerinden biri de bu öyküyü yerinde görebilmekti.

Türkler İsrail’i pek anlamazlar. Hep bir “yahudiler zengin” ve “her türlü kötülük yahudilerin başının altından çıkıyor” algısı vardır ve bu böyle gelmiş böyle gider. Aslında bu sadece bize özgü değil. Dünyanın her yerinde yerleşmiş bir yahudi nefreti var. Bunun bir ksımı evet yahudilerden kaynaklanıyor olabilir ama bir kısmı da tarih boyunca hayatta kalmış ve varlığını sürdürmüş bu topluma olan kıskançlıktır.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İsrail Vizesi ve Vizeci Onbaşı

Onun için yahudiyi ve bu toplumu anlamak her zaman karmaşık bir hal almıştır. Fakat yahudi toplumuna baktığımızda biz neysek onlar da odur. Onların içinde de iyisi ve kötüsü, onların içinde de çalışkanı ve tembeli, onların içinde de mazlumu ve zalimi her zaman vardır ve olacaktır.

Ama konumuza dönüp İsrail’e objektif bir gözle bakarsak hem öğrenecek çok şey olduğunu hem de çıkarılacak binlerce dersle dolu olduğunu görürürüz.

Yahudi eğitimlidir. Yahudi binlerce yıldır her yerde horlanıyor ve her yerden sürgün ediliyor. Bu ona eğitimli olma zorunluluğunu getirdi. Eğitimli olmak zorundasın çünkü malına mülküne el koyulup ta doğup büyüdüğün yerden sürgün edilirsen yanında götürebileceğin tek şey aklın ve eğitimindir. Onun için yahudi 3-4 dil bilir, üniversite okur, imkanı olursa master ve doktora yapar. Yahudi tüccar olarak bilinir ve bu doğrudur fakat dünyanın en eğitimli tüccarları yahudilerdir çünkü para kazandım diye eğitimi bırakmazlar. Eğitim yahudi için bir sonuç değil, bir yaşam tarzıdır.

Yahudi tüccardır çünkü her yerde azınlıktır ve devletler onu istemez. Devlet onu koruyup kollamaz. Yaşadığı toplumda azınlık olduğu için ona yardım eden çok değildir. Bu yüzden yahudi iş bulmakta zorlanır. Bu yüzden ticaret yapar, yapmak zorundadır. Binlerce yıldır alıp-satmayı, müşterisine iyi davranmayı, toplumda güvenilir bir birey olmayı, kendi cemaatine bağlı olmayı ve ticarette dürüst olmayı öğrenmiş ve uygulamıştır. Ticaret yapabilmek bir insanın kolundaki altın bilezik gibidir. Seni sürgün edip yerinden yurdundan edebilirler, malına mülküne el koyabilirler. Ama ticaret yapmayı biliyorsan her gittiğin yerde insanların neye ihtiyacı olabileceğini gözlemleme yeteneğine sahipsin demektir. Bunu görüp insanlara neye ihtiyaçları varsa o alanda hizmet verirsin. Tüccarsındır.

Yahudi birbirini tutar. Çünkü zaten her yerde azınlıksın, neden birbirine düşman olup iyice küçülesin ve yok olasın? Bir İsrailli dünyanın neresine giderse gitsin hemen İsraillileri bulur. Birbirlerine yardım ederler. Birbirini hiç tanımayanları sanki uzun süredir tanışıyormuş gibidir.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  CouchSurfing Kardeşliği ve İsrail'de Bir Sıcak Yatak

Yahudi hırslıdır. Hep horlanırsan savunma mekanizmaların gelişir. Artık kendi başına yol almayı öğrenir ve hırslanırsın. Bir daha aynı şeyleri yaşamamak için tedbirli, uyanık, azimli ve hırslı davranırsın. Eğitimini, itibarını ve malını-mülkünü çoğaltmak ve korumak için çabalarsın.

İsrail’de -Kibbutz- isimli çiftliklerden biri

İsrail’de -Kibbutz- isimli çiftliklerden biri

Bütün bunlar musevilerin bin yıllardır süregelen temel niteliklerinden sadece bir kısmı. İşin son yüzyıldaki pratiğine gelecek olursak; Filistin Ülkesi denen bölgenin tarihine Osmanlı İmparatorluğu’ndan başlayarak bakarsak bu bölgede yahudi, hristiyan ve müslümanların her zaman bir arada olduğunu görürüz. Bu bölge bu dinler için bir merkez ve adeta uğruna ölmeye değecek kadar önemli bir yerdir. Osmanlı İmparatorluğu zayıflayınca bölge İngilizler’e kalır ve İngilizler bölgede olabildiğince adil bir  yönetim sergilerler. Fakat İngilizler’in döneminde meydanı boş bulan yahudiler Filistin ülkesinde sayılarını her geçen gün artırırlar. Bölgenin nüfus ve demografik yapısını değiştirecek onlarca göç olur ve gelenler ne hristiyan ne de müslümandır; hep yahudiler gelir. İngilizler ne yaparlarsa yapsın bu göçü durduramazlar. Öyleki, gelen yahudileri o dönemde İngiliz egemenliğinde olan Kıbrıs’a sürdükleri bile olmuştur. Ne iyilikle, ne kötülükle, ne de yasaklarla bu göçü durduramazlar.

Sonra üzerine bir de 2.dünya savaşında yahudilere yapılan zulüm gelince durum iyice içinden çıkılmaz bir hal alır ve göç katlanarak artar. Burda işin en can alıcı tarafı gelen musevilerin eğitimli, tüccar, çalışkan ve hırslı olmalarıdır. Bunun üzerine bir de 2.dünya savaşında gördükleri zulmün onları kamçılaması ve daha da hırslandırması eklenince gelen yahudiler tam anlamıyla motive olmuş, azimli  ve çalışkan insanlardır.

Araplar rehavet içinde olan biteni izlerken ve cılız tepkiler dışında topraklarının elden gitmesine seyirci kalırken yahudiler Kibbutz’lar gibi sosyalist sayılabilecek çok sayıda küçük çiftlikler kurup gece gündüz çalışırlar. Çalışırken de bu çiftlikleri korumak için silahlanmayı ihmal etmezler.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  İsrail'de Otostop ve Cüzdan

Bu durum 1948’e kadar böyle sürer ve 1948’de İsrail Devleti kurulur. Artık yahudinin de bir devleti vardır. Binlerce yıldır süren hayal gerçek olmuş ve artık yahudiler kendilerine bir yurt edinmiştir. Binlerce yıldır her yerde horlanan, her yerden sürülen ve her defasında yeniden başlamak zorunda kalacak olan yahudi, artık bu muameleyi kabul etmeyecek ve yurdunu savunmak, korumak ve geliştirmek için elinden geleni yapacaktır.

Sonrasında Araplar birleşip yahudinin en kutsal bayramlarında bile yahudiye savaş açsa bile yahudi pes etmeyecek ve ölümüne savaşacaktır. Çevresi Araplarla tamamen kuşatılmış ve içinde de hatırı sayılır bir Arap nüfusu barındıran 6-7 milyon yahudi, ülkesini asla bırakmayacaktır.

İsrail’de -Kibbutz- isimli çiftliklerden biri

İsrail’de -Kibbutz- isimli çiftliklerden biri

Bugün nereye baksan bir yahudi icadı görürsün. Kullandığın cep telefonundan, yediğin domatesin tohumuna kadar hep bir yahudi icadı ve üretimi vardır. Her gittikleri yerde gazete çıkarıp yazıp-çizerler, onun için her yerde medyada büyük ağırlıkları vardır. Sanata önem verirler, sanatın her alanında yahudi bir sanatçı mutlaka vardır. Tüm bunları ve yahudiye ait daha birçok şeyi sadece “yahudiler zaten hep zengindir” ya da “her türlü kötülük yahudilerin başının altından çıkıyor” ile açıklamaya çalışmak kolaycılık ve beyhude çabadır. Ortada binlerce yılın mücadelesi ve azmi vardır.

İsrail mutlaka gezilip görülmesi gereken bir yerdir ve İsrail’i gezmek insanı baştan sona değiştirir!

Bu yazıyı beğendin mi?
mehmetc.com eposta listesine katıl, yeni yazı ve duyurulardan haberdar ol!
I agree to have my personal information transfered to MailChimp ( more information )

Yazıyı paylaş!