Madrid’in Taksim’inde Kısa Bir Yemek Turu

Yazıyı paylaş!

Madrid, turistik çekicilik anlamında dünya şehirleri arasında ilk sıralarda yer almaz. Futbol takımı dışında dünyaca ünlü pek bişeyi yok ve insanların aklına pat diye gelecek bir atraksiyonu yok. Mesela İspanya diyince akla hemen Barselona gelir ve çok turistik bir şehirdir. Fakat Madrid, gösteriş meraklıların gezdiği yerleri listesine ekleme destinasyonlarından biri değildir.

Sol - Madrid

Sol – Madrid

Ama İspanyol kültürüne meraklıysan ya da merak sarmak istiyorsan Madrid’de tam yerine geldin derim. İspanya’yı tanımak ve İspanyol’u anlamak istiyorsan mutlaka Madrid’i gezmelisin.

Madrid Barselona gibi çok fazla turist alan bir yer değil. Bunun sebebi Paris, Londra, New York gibi marka bir başkent değil. Ayrıca deniz kıyısına bir şehir değil. Dolayısıyla turistlerin ölüp bittiği bir şehir değil. Fakat İspanya meraklıları bu şehre geliyorlar. Aşırı derecede turistik bir yer olmadığı için de İspanyol kültürünü tanıma imkanı buluyorsun.

Madrid’in merkezi Sol (Sol İspanyolca güneş demek) meydanı. Bizdeki Taksim meydanı gibi, şehrin merkezi ve burdaki metro ve tren istasyonundan hem Madrid’in hem de İspanya’nın her yerine gitmek mümkün.

Sol - Madrid

Sol – Madrid

Sol, Madrid’in merkezi, kalbinin attığı yer. Bu bölgede yıl içinde her zaman müzikli gösteriler, toplanmalar, buluşmalar, protestolar, büyük konserler, etkinlikler olur.

Meydana açılan sokaklar bilimum dükkan, kafeler ve restoranlarla dolu. Buralarda herşeyi bulabilir, gönlünce alışveriş yapabilirsin. Kafelerde oturup, birşeyler atıştırıp sohbet etmek keyifli ki yürüyerek bu sokakları dolaşmak ta güzel.

Sol’a varınca Cadiz Caddesi 9 numaradaki Malaspina’yı bir deneyelim dedik. Malaspina klasik bir İspanyol barı. Cadiz Caddesi diyor ama daha çok bir sokak. O bölgede bu sokakta ve bu sokağı dört bir yandan kesen tüm sokaklarda Malaspina gibi barlar ve restoranlar var, dolayısıyla kıyasıya bir rekabet var! Bu yüzden fiyatlar da uygun.

Malaspina

Malaspina

İspanya’da bar ve restoranlara taverna (taberna yazılır) dendiğine de rast geleceksin, şaşırma. Zaten taverna yenilip içilip eğlenilen bir yer değil mi? Benzer şekilde, bizde teras diyince akla yüksek katta açık havada oturulacak yer gelir. İspanyollar ise bahçeli mekanların bahçesine teras diyorlar, yani yüksekte olsun ya da olmasın, eğer bir yer bahçeli ise terası var diyorlar.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Bu Şehirde Öğleden Sonra Uyumayana Dayak Var!

Patatas bravas, pisto (bizim menemen gibi), pan katalan ve sangria söyledik, bir de salamura hamsi ve zeytin. İspanyollar bu balık ile zeytin ikilisini ve hatta bunun yılların bir markası olmuş konserve halini biranın yanında yiyor, gerçekten değişik bir tat.

Sol’a açılan sokaklarda çok güzel barlar ve restoranlar olduğundan bahsetmiştim. Değişik günlerde ve günün farklı saatlerinde farklı yerleri denedik.

Victoria Caddesi 8 numaradaki La Tosta isimli bar hemen farkedilmeyen cinsten. Burası da gezerken rastgele keşfettiğimiz yerlerden biri.

2016 yılında Madrid’e gittiğimizde Avrupa Kupası’nın olduğu döneme denk geldi. La Tosta’ya girdiğimizde tam da İtalya-İspanya maçı vardı. Biz geldiğimizde İtalya 1-0 öndeydi, kalan dakikaları bardakilerle birlikte heyecanla izledik. İspanya maçı 2-0 kaybetti ve elendi, İtalya çeyrek finale yükseldi. Vakit henüz öğleden sonra, sangria sürahileri dop dolu, siesta bitsin akşam olsun, gece olsun, nasıl da yuvarlanır o bardaklar, içilir hepsi.

La Tosta

La Tosta

İspanya maçı kaybedince biz de hesabı istedik ve sokaklarda kaybolurcasına yeni bir geziye daha çıktık. Barmenimiz mağlubiyetin acısıyla çakmağı çaktı yaktı bir sigara…

Başka bir gün, Tetuan Caddesi 12 numaradaki Casa Labra isimli tapas bara gittik. Burası 1860’tan beri hizmet verdiği söylenen bir yer, evet oldukça tarihi bir yer.

Casa Labra’da kod kroket yiyelim dedik, yanında yine sangria 😉 Gayet lezzetli. Kod balığının Türkçe’si morina balığı. Çok tüketilen bir balık, zira bilmeden de tükettiğiniz olmuştur çünkü tadı hafif ve rengi genelde beyaz. Birçok yemekte kullanılıyor.

Casa Labra

Casa Labra

İngiltere’de fish&chips’te kullanılan balık da yine kod balığı. Hatta İspanya ile İngiltere balıkçılığında başlıca rekabet alanlarından biridir.

Yemekten sonra geleneksel bir İspanyol tatlısı yiyeceğim dersen churro denemelisin. Bize tanıdık bir lezzet, tek farkı bizdeki gibi şekerli bir şerbetle tatlandırılmak yerine çikolata ile yeniyor.

Churro bizim tulumba tatlısına benziyor fakat İspanyollar çikolata ile yiyor

Churro bizim tulumba tatlısına benziyor fakat İspanyollar çikolata ile yiyor

Madrid’e gittiğimizde bazen yine daha önce gittiğimiz yerlere bazen de farklı mekanlara gidiyoruz, bizim için yeni olanları keşfediyoruz. Bazı mekanlar ve yemekleri başlı başına blog konusu. Yeri geldikçe de bunlar hakkında yazacağım elbette.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Katalanların Abarttığı Kadar Olmayan Mabed Sagrada Familia
Bu yazıyı beğendin mi?
mehmetc.com eposta listesine katıl, yeni yazı ve duyurulardan haberdar ol!
I agree to have my personal information transfered to MailChimp ( more information )

Yazıyı paylaş!