Yemediğim En Güzel Tatlı

Yazıyı paylaş!

Şu anda TRT FM’de Fatih Akbaba’nın Hayat Sesim programını dinliyorum. Bir yerde dediki “Birine bir iyilik yapsaydım, karşılığını almamak için ondan ömür boyu kaçardım”.

Ne güzel söz. Kimse kaçamaz aslında yaptığı iyiliklerden ya da iyilik yaptığı insanlardan. Kaçtım sansa da kaçamaz. İyilik yaptıklarından kaçsa ve o iyiliği şu veya bu nedenle anlatsa yine kaçmış olmaz. Nefsini böylesine ezebilecek insan artık kalmadı.

Bu yazıyı aslında yazmamalıyım, anlatmamalıyım, dile getirmemeliyim. Ama işte tutamıyorum, yazmasaydım çıldıracaktım diyen Sait Faik gibi, yazmasam o “çocuklarım yer” diyen üç çocuklu anne gelip duruyor aklıma.

Aklıma birkaç ay önce IKEA’ya gittiğimde açgözlülük yapıp aldığım ama yemediğim tatlı geldi. Londra’ya taşındığımda birkaç ay Dictionary Hostel ve AirBnb’den kiraladığım yerlerde kaldım. Dictionary Hostel’i bir ara anlatacağım ki hayatımın en güzel birkaç ayından birini yaşadığım bir yerdir. Bir Londra Hostel’inde bana hiç bitmeyen bir Hotel California hissi yaşatmıştır ve benim için unutulmazdır.

Dictionary Hostel ve AirBnb evleri sonrasında bir ev kiraladım ve taşındım. Ev eşyalı fakat ufak tefek kendi kafama göre de eşya alayım diyerek IKEA’ya gittim, gitmişken de IKEA’nın kurucusu Ingvar Kamprad icadı yemekhanesinde güzel bir yemek yiyeyim dedim.

Yok İsveç Köftesi değil, fish&chips söyledim, biraz da salata aldım, bir de tatlı aldım ki tatlıyı neden aldığıma kendim de anlam veremedim zira şekerli şeyleri pek sevmem. Hayır, sağlıklı besleneyim değil sadece mesele, elbette o da var fakat şekerli şeyleri sevmem, tatlıyla pek aram yok. Sevdiğim tatlılardan da az yerim.

Ama işte sanırım açgözlü bir anıma denk geldi ve tatlıyı aldım.

Yemekten biraz yiyince tatlıyı yemeyeceğimi anladım ve aldığıma pişman oldum. O anda hergün ne kadar ekmeğin ve yenilmeyen yemeğin çöpe gittiğini düşündüm. Bir de üstüne biz sözüm ona modern çağın insanları deveyi hamuduyla götürürken açlık çeken insanlar geldi, iyice canım sıkıldı. Fish&Chips severim, ama bu düşünceler yemeği zehir etti.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Bir Nobel, Bir Aziz ve Memleket Hasretinin Yıkıcı Nükleer Etkisi

Londra Tottehham IKEA’nın restoranında aslında yemekhanesinde demeliyim bunlar aklımdan geçerken çaprazımdaki masada oturan genç bir kadın ve üç çocuğu gözüme ilişti. Kadının yanına gittim, sesim duyulmayacak şekilde masasına iyice eğilerek “tatlı aldım, yiyemeyeceğim, hiç dokunmadım, size versem olabilir mi?” diye sordum. Beyaz tenli, başı kapalı, güler yüzlü ve dürüst bir insan olduğu her halinden belli olan kadın bana baktı ve “olur, çocuklarım yer” dedi.

Gittim tatlıyı getirdim, masaya koydum, çocukları için tane üç tane çatal almaya giderken 8-9 yaşlarındaki erkek çocuk çatal almaya benimle gelecek oldu, gelme ben getiririm dediysem de geldi. Çatalları çocuklara verdim, kadın gülümseyip teşekkür etti.

Afiyet olsun dedim ama arkama hiç bakmadan kaçar gibi kendi masama döndüm ve o çocukların masasına hem bakmak için can attım hem de bakmamak için kendimi tuttum. Birkaç kaçamak bakış attım, çocuklar tatlıyı afiyetle hüpletiyordu ve bu beni çok mutlu etti.

Konu birilerine bişey verdim felan değildi, ki zaten bir porsiyon tatlıyı üç çocuğa hem de kendin yemediğin için vermenin hiçbir şekilde hiçbir espirisi de yok, kesinlikle yok.

Burda benim içimi ısıtan tatlıyı ister misiniz diye sorduğumda kadının hiç çekinmeden, hiç tereddüt etmeden ve hiç darılmadan “olur, çocuklarım yer” demesiydi.

Sordum, kendime sordum; sana verseydi birisi yemediği tatlısını, hiç dokunmamış bile olsa, tepkin ne olurdu, ne derdin, yiyecek olsan bile o ego sana ne yapardı da ne cevap verirdin?

Düşündüm. Egolarımızı düşündüm, açgözlülüğümüzü düşündüm, doymak bilmezliğimizi düşündüm, orda bana “çocuklarım yer” diyen üç çocuk annesi kadını düşündüm. Açgözlülük yapıp aldığım ama yemediğim tatlıyı düşündüm.

O tatlı, hayatımda yemediğim en güzel tatlıydı.

Bu yazıyı beğendin mi?
mehmetc.com eposta listesine katıl, yeni yazı ve duyurulardan haberdar ol!
I agree to have my personal information transfered to MailChimp ( more information )

Yazıyı paylaş!