Yurda Kesin Dönüş Öncesi Neler Yapılmalı?

Yazıyı paylaş!

Dönmek mi zor kalmak mı? İkisi de birbirinden zor. Hele de yurtdışına yerleşeli yıllar olmuşsa.

Bir yanda memlekete hasreti, insanı yiyip bitiren ve acıttıkça umarsızlaştıran. Bir yandan da yerleştiğin yere alışmış ve hatta kök salmış olmak.

O kadar emek edip yurtdışına yerleştin ve tutundun. Nasıl döneceksin? Peki dönmesen hep burda yaşayıp birgün bu dünyadan göçüp gittiğinde burda mı öleceksin.

Bu soruları ve içindeki “burda kal” diyen sesi yendin ve dönmeye karar verdin. Artık sen de -kesin dönüş- yapacaksın. Peki bu durumda neler yapmalısın?

Arkanda Mümkünse Borç Bırakma

Eğer ödeme imkanın varsa hem tüm tanıdıklarına hem de bankalara, vergi dairesine, sigorta şirketlerine ve tv, cep telefonu, spor kulübü, aidat vs. gibi anonelik içeren tüm borçlarını öde.

Burda imkanın varsa diyorum. Bazen insan dara düşer ve borçlarını ödeyemeyecek duruma düşer. Bu durumda tutup ta sana sen yine de borçlarını öde diyecek değilim.

Ama bazı insanlar ihmalkardır. Parası olsa bile birşey olmaz diyip bir ya da birkaç yere borç bırakır. Birşey olmaz der ama genelde birşey olur. Borç tanıdıklarına, arkadaşlarına, akrabalarına ve yukarda saydığım muhtelif özel ya da resmi kuruluşlara olur. Birinci gruptakilere borçlarını ödemezsen ilişkilerin bozulur. İkinci gruptakiler ise işleri resmiyete dökerler ve hukuki yollardan borç takibi başlatırlar.

Hukuki yollardan başlatılan borç takibi hem yurtdışına çıkışlarda başını ağrıtır hem de kredi skorunu olumsuz etkiler. Olur da tekrar geri dönmek istersen ya da geri dönmek zorunda kalırsan sıfırdan değil sıfırın altından başlamana yol açar. Hatta bu durum geri dönmeni bile engelleyebilir.

Tüm alacak ve vereceklerinin yazılı kaydını tut. Mesela bir Excel dosyasında tutup bunu eposta adresine yedekleyebilirsin. Bu sayede alacağın-vereceğini daha kolay takip edersin. Karmaşıklıktan kaynaklanan stresi yaşamazsın.

Tüm Aboneliklerini ve Otomatik Ödemelerini Kontrol Edip Sonlandır

Belediye vergisi, cep faturası, tv aboneliği, spor salonu üyelik ücreti gibi abonelikler ve aklına gelebilecek tüm otomatik ödemeler. Bunlar modern çağ kapitalizminin otomatik süt sağma makineleri gibi değil mi? Ama işte her ne kadar böyle olsa da kaçış yok, olamıyor.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Kapitalizm

Bu aboneliklerin ve otomatik ödemelerin hepsini hem banka hesabından ödeme talimatlarını iptal ettirerek hem de aboneliklerini iptal ettirerek kapat. Birincisi kolay olur, bankanın internet şubesinden ya da sana yakın bir şubesinden yaparsın. Ama ikincisinde abonelikle hizmet aldığın firmalar kene gibi yapışır. Seni bırakmamak için akla hayale gelmedik taklalar atarlar ve kesin olarak aboneliğini sonlandırınca da eğer daha önceden bir taahhüt verdiysen kalan ayların ücretini de alırlar.

Tüm bu otomatik ödeme ve abonelikleri mutlaka sonlandır ki sen Türkiye’ye dönünce arkandan işlemeye ve borç hanene yazılmaya devam etmesin.

Arkadaşlık İlişlilerini Muhafaza Et

Arkadaşlar iyidir. Bazen de kötüdür. Bazıları seni her zaman ve koşulsuz sever. Bazıları da ise sadece menfaatleri olduğu sürece arkadaştırlar. Ama genelde ne ekersen onu biçersin. Düşmez kalkmaz bir Allah. Vefalı olmak iyidir.

Gitmeden önce mümkünse arkadaşlarını görmeye git ya da davet et. Göremediklerine mektup yaz, kart atya da eposta gönder. Facebook felan kesmez, artık iyice laçkalaştı. Kart alan herkes sevinir, bunu dene etkisini göreceksin. Mektup zaten başlı başına bir güzelliktir.

Hatta arkadaşların adamsa sen gidiyorsun diye onlar seni davet eder seni ağırlar ve bir veda yaparlar.

Gittiğinde de onları unutma. Yine kart at, yine mektup yaz, yine mümkünse ziyaret et. Hayat kısa ve bu dünyadan kimin ne zaman göçüp gideceğini bilmiyoruz. O vakit gelmeden dostlarının kıymetini bil.

Dönmeden Ne Olur Ne Olmaz Son Turlarını At

Çok gezdim deme, yine gez. İş yoğunluğundan, ailevi sebeplerden, parasızlıktan, derslerin yoğunluğundan, hastalıktan vs. derken birçok nedenle uzun süredir seyahate çıkamamış olabilirsin. Gitmeden önce yaşadığın yerde ya da yakın yerlerde görmek istediğin yerlerin bir listesini yap ve oralara git-gez-gör. Mümkünse gittiğin yerleri günlüğüne yaz. Sonra geriye dönüp bakması keyifli olur.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Gezerken Sevdiklerini Unutma

Çalışmaya Devam Edeceksen Müşterilerinle İlişkilerini Sürdür

Müşterilerinle ilişkilerini mutlaka sürdür. İş iştir. Nerden ve kimden ne zaman ne kadar iş çıkacağı belli olmaz. Fırsatlar hjer yerden gelebilir. Bundan bana artık iş çıkmaz deme. İş yaptığın insanlara memleketine döndüğünü bildir ve irtibatını koru. Eposta listeni güncelle ve yedekle. Linkedin’de iletişimde ol.

Türkiye’de Çalışacaksın Yeni İş Yeni İş Hayatına Hazır Ol

Türkiye’de iş hayatı farklıdır. Torpil, ahbap-çavuş ilişlileri, ayak kaydırma, dedikodu, haksızlık-hukuksuzluk ve daha benzeri bir sürü olumsuzluk istisnasız her işyerinde vardır. Bunu bil ve gittiğinde “gurbetçi keklik” durumuna düşme.

Avrupa ve Amerika’da olan çalışma kültürünü Türkiye’de arama. Türkiye’de bunlar yoktur ama herkes Avrupa ve Amerika’yı örnek alır, daha doğrusu örnek alıyormuş gibi yapar. Türkiye’de büyük ya da küçük her şirket patron şirketidir. Kurumsal şirket yoktur. Büyük şirket ile kurumsal şirket kavramlarını birbirine karıştırma. Türkiye’de kurumsallaşma yoktur ve bu gidişle olmaz da.

Türkiye’de çalışacaksan bunlara dikkat et. İşe başladığında insanları ve ortamı gözle. Sonra ona göre hareket et. Zamanla Türkiye’deki çalışma hayatını çözecek ve uyum sağlayacaksın.

Yurtdışında edindiğin tecrübe, yabancı dil, network gibi şeyleri Türkiye’de satmayı unutma. Türkiye’de iş yapmanın yanında reklam ve patrona yakın olmak ta geçer akçedir. Edindiğin bu kazanımları hem patronuna hem de iş arkadaşlarına iyi sat, güzel sat.

Üstlerinle sosyal etkinliklere katıl, yoksa seni dışlarlar. Onların hobilerini öv ve sen de o hobileri -sevmesen de- yap. Ama sakın ola patronu ya da yöneticini mesela golfte, playstationda, satrançta felan sürekli yenme. Genelde sen mağlup ol, yoksa zam-terfi ve taltif alamazsın hatta yavaş yavaş suyun ısınır ve seni gönderip yerine başkasını alırlar.

Altlarınla ilişkilerde ise altlarına yüz verme. Sen onların müdürü-yöneticisi iken sana sürekli takla atarlar, yani yalakalık yaparlar. Ama sen çaptan düşersen ve başına bir iş gelirse seni satarlar. Düzenli rapor iste ve al. Çalışanlarını takip et, gevşeyenleri uygun dille uyar. Onlarla samimi olacak davranışlardan kaçın.

Bu Yazı da Hoşuna Gider ===>  Bankan Seni Çok Seviyor

İngiltere ya da diğer batı ülkelerindeki yönetici mütevaziliğini unut. Türkiye’de bunu ne yöneticilerin ne de altında çalışanlar kaldırabilir. Yöneticiler bunu kabul edilemez bulur, kırılgan egoları buna izin vermez. Altında çalışanlar ise senden bu mütevaziliği görürlerse şımarıp tepene çıkarlar.

Türkiye’de Sürekli Şok Olmaya ve Hergün “Niye Döndüm Sanki?” Demeye Hazır Ol

Dönme kararını aldın bir kere. Düzen, tertip, sistem, kişisel alan, insan hayatının ve haysiyetinin kıymeti gibi kavramları unut. Onlar geride kaldı. Başına her an birşey gelebilir ve bu durumda herkes Burası Türkiye diyebilir. Buna hazır ol. Niye döndüm demek yerine güzel olan şeylerin tadını çıkarmaya bak, memlekete hoş geldin 😉

Ne Senle Ne De Sensiz Türkiye!

Türkiye’ye dönünce Avrupa’yı, Avrupa’ya gelince Türkiye’yi özleyeceksin. Bu kaçınılmaz birşey. Avrupa’nın tadını almış birisi bir daha bundan zor vazgeçer.

Ama bir yandan da batı toplumunun samimiyetsizliği, bencilliği, benmerkezciliği ve sürekli bir çalış-kazan-harca-yine çalış döngüsünde olması bir yerden sonra mideni bulandırır. Bıkarsın. Sıkılırsın. Usanırsın.

Türkiye desen insanı her insan gibi “özünde iyidir” ama “ben iyiyim ama çevrem bozuk” diyen sürekli başı belada olan insanlar gibi birey halinde tek tek iyi olan insanlar kitle haline gelince sürekli kavga eden, kıskanç, şiddet eğilimli, menfaatçi, şark kurnazı ve yeri geldiğinde üçkağıtçı bir topluma dönüşür. Bunun neden böyle olduğu bir yazıya değil binlerce yazıya sığmaz.

Ama Türkiye’de yemekler güzeldir. Güzel insanları arar bulursan onlar her yerdedir. Sıcak Akdeniz insanının tüm özelliklerini taşırız. Kızları da güzeldir. Doğası zaten güzeldir. Müziği, tarihi, kültürü eşsizdir.

Özetle, ne senle ne de sensiz Türkiye!

Bu yazıyı beğendin mi?
mehmetc.com eposta listesine katıl, yeni yazı ve duyurulardan haberdar ol!
I agree to have my personal information transfered to MailChimp ( more information )

Yazıyı paylaş!